31 Aralık 2011 Cumartesi

mim dediler adettir dediler



12dilek yaz 12kişiye pasla
görev bu:)

şimdi sitin sayfasına baktım uzuuun uzun yazmış maşallah, kabul olsun dilekleri inşallah:)

bizim için en azından benim için önemi olmayan 31 aralık günü ,Yaradanı fazla meşgul etmiyim.Zira ben 365 gün dua eden isteği tükenmeyen bir kulum bugün bari yer açıyım diğerlerine:)
Herkez evrene at falan dileklerini muhabbetinde de abi ben inançlı adamım direk en yetkili merciden isterim ne istiyeceksem aracı kullanmam türbe falan ziyaretim de yoktur o yüzden:)
şimdi dini bakımdan gayri müslimlerinde yoğun dua ettiğini hesaba katarsak harbiden bi yoğunluk söz konusu:)

 neyse o yüzden kısacık 12 adet dileğimi duamı burayada yazıyım kaçıyım

1-Sağlık olsunda en başta diğerleri teferruat
2- zorunlu askerlik kalksın! oğlum var gönderesim yok, adım vatan hainine çıksın istemiyorum
3-sağlık ve eğitim de kalite artsın artmayacaksa bu deve yükü gibi vergiler kalksın bizde önümüze bakalım
4-sokağa tüküren sümküren amcalar gırtlak kanseri olsun
5-serdar ortaç cemaat ehli olsun müziği bıraksın
6-çok kitap okuyacak zamanım olsun
7-küçük müçük bahçeli bi evim olsun. hiçbişey olamamış apartmana yönetici olmuş adamlarla ömür bitmesin
8-evimde yeni açmış bi çiçek,kavrulmuş soğan,sıcacık kek ve oğlumun kokusu tütsün dursun
9-Etrafımda niyeti halis insanlar olsun.ne dedi bu şimdi arkamdan ne düşündü olmasın
10-maldivlere gidesim var fazlaca lüks kaçmazsa oda olsun
11-ülkemizdeki tarihi eserler biraz daha önem kazansın yüzlerce yıllık kiliseler şapeller ahır olmasın antik kentler ota kalkmasın
12-kışın kar ve yağmur yağsın bu gri isli kirli havalarda yavaş yavaş zehirlenip gitmeyelim artık

benimkiler bu kadar
mimleme işi kalsın
o kadar bildiğim tanıdığım kimse yok ama okuyupta üstüne alan herkez yazsın iyidir yazmak
söz uçar yazı kalır mış....

30 Kasım 2011 Çarşamba

Bir Kadının En Büyük Düşmanı..


Bir Kadının En Büyük Düşmanı  diğer bir kadından başkası değildir
 neyin,ne kadar yakının olduğu hiç farketmez.
Belkide hayatın en erken öğrettiklerinden birisidir bu  adem kızlarına.

1303 dediğim yıllarda;komşumuzun kızına babası istanbuldan saçları olan oyuncak bir bebek getirmişti hemde 3 tane.Böyle bir şeyin varlığından bile habersiz olan ben çarpıldım kaldım o bebeği görünce evet ya hayal değildi benimki, saçları olan oyuncak bebek vardı ben yapacaktım halbuki ama birisi benden önce davranmış işi imalata dökmüştü.

Naylon bir iki bebeğim vardı ama tarayacağım saçları yoktu hem onun üstüne fazlaca bastırırsan içine çöküveriyordu halbuki diğeri öylemiydi gerçek ten gibi,esnek daha canlıydı. Tamam oda plastik ama naylon gibide değildi.

Hazmetmem şaşkınlığımı atmam bir günümü almıştı sonra böğürmüştüm resmen

-istiyoooom diye
içim öyle yanıyorduki ağzım gözlerim iradem dışına çıkmıştı sanki

Annem o güne kadar hiç bişey istemediğimi söyler.Belki o bilmez ama o bebekten sonra hiçbirşeyi o kadar istemedim ben

O günden sonra garip şeyler başladı hayatımızda, evde tuz bitse komşudan isteyemeyecek annem hergün benim böğürmelerime dayanamayıp kız istemeye gider gibi bebek istemeye gitti.

Günlerce eteğinin arkasına burnumu çeke çeke siner bildiğim tüm duaları ederdim.

Bahçelerini tek duvarın ayırdığı dipdibe evlerin arası, bir daha hiç bir yolun o kadar uzamadığı uzaklıktaydı o günlerde

Komşunun kızı uyuyorsa falan, iki dakikacık oynar, hevesini alır umudu taşıyan annemle, bugün yumuşar belki umudunu kaybetmeyen ben, her o eve girişimizde hüsranla yıkılırdık.

Sabah erkenden kalkmış bebeklerinin üçünüde sıralamış bizi beklerken bulurduk onu
Elmalarını parlatan manav gibi bi malına bide karşısındaki iştahı kabaran müşterisine bakardı.
Ama parasınıda versek o elmalardan bi ısırık vermezdi

Gerçekten oda çarpılmışmıydı ben kadar?hiç sanmıyorum (şuanki aklımla diyorum bunu:)
Belkide hiç sevmiyordu o bebeği tek derdi canımı yakmaktı.Belkide ben kapıdan çıkınca hoop diye atıverecekti kenara öyle ya kimse ben kadar sevemezdi o bebeği hiç kimse.(bunlar o günkü aklımla Kurduklarım:)

Bitmek bilmeyen pazarlıklar oldu..

-parası mukabilinde yavrucum baban sana daha iyisini alır bi başka gidişinde
  CIK OLmazz
-zaten 3 tane 2si sana yeter yavrucum
    CIK OLmazz
-Ama çok kötü, ağlayıp duruyor hastalanır bak, hem o senin arkadaşın ayıptırlar
  CIK OLmazz

İstanbula gitme ihtimalinin sıfır olduğu ve yaşadığımız şehre daha kaç yıl sonra geleceğini bilmediğimiz bu bebek için son değerlemeler yapılmıştı

annem hayatımın ilk ihalesini dudak uçuklatan bi teklifle bitirmişti 1bebeğe 3 bebek parası.
ama malesef alamamıştık:(


Annem geçenlerde aklıma geldikçe hala içimden tutar nasıl istemiştin alamamıştım dedi:)
onun ki çocuğunun isteğini karşılayamamış anne ezikliği ama, özünde istenmiş alınamamış bi oyuncaktan ötesi değil.

Oysa bendeki öylemi hayatın özü ta kendisi:)

misal..
Bi kadın elindeki herşey için savaşır.Eğer karşıda onun elindekilere talip olan bir kadın varsa
Mühim olan elindeki değil karşısındakidir aslında

Para bir erkeğin hayatta istediği herşeye sahip olması için yeter belki ama kadınsan para senin her istediğini almaya yetmeyecekdir.


Kurtlar vadisiymiş çığırın gelsin polat alemdar israilde bile ölmedi.Dizi başladığından beri 15.482524 kurşun dan ölmediği gibi,getirin atın bizim dişiler vadisine yaşına değmez içini kuruturlar valla:)

Nerden çıktı şimdi bunlar derseniz
geçen gün bi haber sitesinde Gülben Ergen e boşanma sebebi sorulmuş videoda 3 çocuk doğurdum hakketiğim değeri ve ilgiyi görmedim diyor neyse dedim benide sıktı gülbenin bu halleri ama alttaki yorumlara bi baktım kalıbımı basarım %99u kadındır bu yorumcuların kopyalayıyorum okuyun anlarsınız (çok acımasızız ya:)

ziyaretci : uc cocukla gecmise sunger cekilseydi...
ziyaretci : 8 saat dusunmustur bu aciklamayi yapmadan once ...
ziyaretci : millete hava atıcam diye doğurursan öyle olurr..mutlu aile tablosu çizmek için...
ziyaretci : Uc cocukla gecmise sunger cekilseydi diyen arkadasi cani gonulden tebrik ederim.
ziyaretci : değer verecek olanlar sıraya girmiştir bile ...
ziyaretci : kocası hakkarili onların orada 10 cocuk'dan aşagısına değer verilmiyor.
ziyaretci : çocuk yapmakla değer görülmeyeceğini ne zaman anlayacağız?
ziyaretci : Hergün çamaşır mı yıkattılar,çocukların bezini elde mi yıkıyordun. Dereden su mu getirdin. Yemek, çamaşır , bulaşık, ütü, temizlik derken kıymet değer bilemediler mi? Herkes hakettiğini er ya da geç alır.Aldın mı? Yaniii...

22 Kasım 2011 Salı

HER ÜLKEDE BÖYLEMi ACEP

HER GÜNDEM MADDESİNİN SUYU ÇIKMADAN OLMUYOR
BEDELLİ İLE YAT BEDELLİ İLE KALK DURUMUNDAN SÖZ EDİYORUM
ALLAHTAN İYİ ÇİZERLERİMİZ VARDA MÜTEMADİYEN GÜLÜMSETİYORLAR:)

4 Kasım 2011 Cuma

iYİ BAYRAMLAR

 29 ekim kutlamaları iptal edilince bu gariplerde bir umut doğmuş
Çıkmadık candan umut kesilmezmiş:))

2 Kasım 2011 Çarşamba

Burası Haftasonu Kabusu



Haberkanallarından birisi belkide en çok izleneni. Haftasonu kahvaltı uzadıkça uzar sofranın başında.Kanallar arasında zaplanır muhakkak rastalamışınızdır.İsmi lazım değil Ablalardan biri,ismi lazım değil bu kanalda eline gazetesini alır başlar bize okumaya, sağolsun burda bi sorun  yok okuyanımız var okuyamayanımız var:)

Bu arada konuğuda gelir hoş beş,enstrüman varsa ala iki tıngır mıngır...
gel görki konukla konu gelip güzellik mevzuna takılıyor kadınsa konuk bu konuya dayanma ihtimali %90 erkekse %85

Muhabbetin en orta yerinde
siyah bukleli dağınık saçlarını savurturken
-aıyy sizde çok güzelsiniz gerçekteeeen diyor  newyork aksanıyla
konuk afallıyor nerden çıktı bu şimdi diyor suratı
-teşekkür ederim falan diyor konuk
Abla ısrarlı
- ama gerçekteeen çok güzelsiniz aileden mi falan diye içini oyuyor muhabbetin beklediği şeye ulaşıncaya kadarda bu cümleyi tekrarlayabilme kapasitesine sahip
-konuk bi daha bi daha duymaktan teşekkür mü etse ne dese bilemez halde 
-sizde çok  güzelsiniz diyor artık  .Bazen çaresizliğinden bazen kibarlığından.
hooop siyah bukleli saçlar biraz önceki omuzdan diğer omuza attırıveriliyor
-ayyy tenks teşekkürler dökülüveriyor ağzından
oh diyorum bitti bu işkence
konu artık nerde kaldıysa oraya dönüyor.kaç programına denk geldiysem böyle. Kal geldi kadının bu travmatik durumundan derdi nedir, ne  amaçla yapar, egomudur nedir anlamadım.Bir müslümanda demez mi özel hayatında tatmin et kendini canlı yayında değil diye.

Uzun zamandır izlemiyordum bu durum yüzünden taki geçen hafta baktım canan nine diye birisini konuk almış hah dedim bu kadına da akranları gibi güzellik muhabbeti yapmaz herhalde dedim.
Ama naptı kadın bi önceki hafta hülya avşara konuk olmuş onu anlatırken atladı seninki
-O da çoogg güzel kadın ama dimi diye
yuh dedim
canan nine de pek tutmamış hülyayı zaar şöle bi dudak büktü peahh havasında seninki sustu korktu zaar :)
Niye; çünkü öyle olmayacaktı nine -evet dünya güzeli diycekti bu tekrar tekrar çevirecekti kaset takılmışcasına
-ama gerçekten çookg güzel
-ama gerçekten çookg güzel
-ama gerçekten çookg güzel
-ama gerçekten çookg güzel

sonra nine de diğer kurbanlar pardon konuklar gibi - sende güzelsin kızım diycekti ve hepimiz yayının banttan değil canlı olduğunu bir anda anımsıyıverecektik:))
ne hastalıklı ruhlar var Allahım yarebbim sen koru ......

8 Ekim 2011 Cumartesi

29 sene önce bikaç saat evvelinde


29 sene önce bikaç saat evvelinde ben doğmuşum.
Nerde? daha 24 saat önce taşınılmış bir evde kolilerin arasında diycemde annemin anlattığına göre koliye konacak kadar eşyaları bile yokmuş,
bi kaç halı ,yatak yorgan ,demir bi karyola,çeyiz sandığı minik bi büfe ve babaannemin evinden aldıkları 2çaybardağı 2kaşık çatal, bi kaçtanede tabağın arasında:(
telefon yok bağırsa sesini duyacak insan yok.
şükür görünürde herhangi bi sakatlık olmadan doğmuşum..
zorlamayla kopan göbek kordonumu saymazsak.şimdi az dışında pearcing yapmaya pek elverişli değil o kadar:)
belkide o günün hikmeti hala kendi işimi kendim yaparım hala doğumgünleri hiç önemli olmadı benim için, hiç kutlamışlığım yok.bizim zamanlarda anneler pasta yapar bide mezdeke kaseti takıldımı teybe ne partiler yapılırdı.ama ben yapmadım hiç.
Bu yılda 29 a taktım ne biçim şey bu böyle yirmiii dokuz hiç seksi gelmiyor kulağıma niyeyse 30değil 20değil:)

artık bu günü hatırlayanlarda unutsun zira 29 çok cezbetmesede burda kalmaya niyetliyim ,
heryıl önceki yılların muhasebesini yapmakla geçer di, bu yıl önümdeki günleri değerlendirme, ertelediğim şeyleri yapma yılım olsun

*ayyy yaşın geçmeden 2.yide yapıver diyen teyzelere selam olsun yapmıycam :(
(bu yapma lafıda ayrı bi cinslik ya neyse)
*yeterli ödenek bulursam sarkan kırışan yerlerime annemin deyimiyle rektefe yaptırcam:)
*bu sene 3 senedir gitmediğim gidemediğim sinemaya gidicem altyazılı bile olsa bi film izliycem:)
*3senedir alamadığım sadece listesini yaptığım kitapları alıp okuyacağım:(
*sallayıp durduğum araba kullanma işini gündeme alıcam
*ilkini bozsada oğluma rağmen ikinci fotoğraf makinamı alıcam
*saçlarıma başta olmak üzere kendime daha fazla zaman ayırıcam

Allah herkeze sağlık ve sevdikleri  ile dolu yıllar versin ben bu yıl mutlu olmaya daha fazla çabalıyacağım




karikatür blogcuanneden alıntıdır asıl sahibini yazmıyordu

7 Ekim 2011 Cuma

Girmesemde yazmasam daaa o tivıdır bizim twidırımızdır

Yonca evcimik tividine bandım diye bi şarkı yapmasa belki bi hesapta ben alırdım:)
olsun ikinci süper şarkıyıda ben besteledim ya bu sosyal paylaşım!sitesi hakkında. 
 vatana millete hayırlı uğurlu olsun
bende mailime gelen güzellemelerden bir desteyi size sunuyum  varsa benim gibi bu mecraya uzak adem oğulları ,eksik kalmayalım diye










4 Ekim 2011 Salı

VARLIĞIDA DERT YOKLUĞUDA

NE Mİ O YAĞ HÜCRESİ DEYİN KİLO DEYİN NE DERSENİZ İŞTE
İNSANIN BU HALDEN

BU HALE GELMESİ VERİLEN KİLOLAR YÜZÜNDEN

BU HALDEN
BU HALE GELMESİDE ALINAN KİLOLARLA OLDU

BEN ŞAHİDİM HEMEN HEPSİ ŞU SON 10-15 YILDA OLDU KÖTÜ OLDU.YAŞLANMAK OLSA BİR İKİ ÇİZGİİYE SONSUZ HÜRMETİMİZ VAR LAKİN BU YAŞLANMAK DEĞİL SANIRIM KENDİNİ YIPRATMAK:(
AHA BUNU EKLEMEYİ UNUTMUŞUM YAZMADAN EDEMİYCEM SİBEL CAN SON 7 YILDA 167 KİLO VERMİŞ:))HERYIL KENDİSİNİN VERDİĞİ BEYANLARINDAN TOPLAYIP ELDE ETMİŞLER BU RAKAMI AY HİÇ GÜLECEĞİM YOKTU:))

30 Eylül 2011 Cuma

Onu kırmış olmalı yaşamında birisi.
Dinledikce susması,
düşündükçe susması.
Tek başına iki kişi olmuş kendisiyle gölgesi,
Heykelini yontuyor yalnızlığın ustası
.

Özdemir Asaf

17 Eylül 2011 Cumartesi

Bi Kına Gecesi Daha

Baya tecrübe kazandım boru değil bilmem kaçıncı kına gecesine daha iştirak ettim vatana millete hayırlı uğurlu olsun.
Bizim buralarda daha aşk-ı memnu daki gibi konseptli allengirli geceler yapılmıyor.


Ama çocukluğumdaki köydeki kına gecelerinin ritüelleri de yok.az ondan biraz bundan ortaya karışık copy paste havasında bişeyler.

bir bilgisayar bir kaç cd.beynine donn donnnn vuran patlak hoparlörler.yer bazen bi düğün salonu bazende bi okulun müsamere salonu.

Bedia akartürk ah aman sillle ile başlayıp ankaralı namık ın havalanma havalarını alırım türküsüyle:) alıp götürdüğü bir repertuar.
hakkını yemiyim son yıllarda demet akalında girdi pop esintileriyle listeye evli mutlu çocuklu eseriyle:)Ama teyzelerden pek prim almıyor ay buna ayağım gitmez benim diye bi söylemi sık duyuyorum:)

Kadınlar gardıroplarında bulunan en pullu en payetli en parıldak elbiseleriyle ordalar,günlük hayatlarında türban takanlar kuaförden çıkarken örtünüp orda açtıklarından fönü bozulmuş saçlarıyla arz-ı endam ederler iken,burma bilezikler kollarda her zamanki gibi
benim se kafamda son günlerde altının rekor yükselişinden ötürü bitmeyen bi çarpma bölme işlemi.

Hımm çocuğuna bakarsan bu kadın şu kadar yıllık evli, kesin bu bilezikler düğününde takılmıştır, o vakit altının gramı şu kadar lira şimdi bu kadarsa hımm ortalama şu kadar gram gelir bu bileziklerin teki, dur sayıyım kaç tane var çarp topla hımm bak ne kadar kar etmiş amorti etmiş bu bilezikler kendini uffff mesleki bi deformasyon mudur nedir.Kadının 5yıllık kalkınma planını hazırlıyorum kına sonuna kadar:)))


Oynama faslı iki şık şık, bi göbek, bi kalça attırevirildikten sonra minnak poşetler içinde %90 ihtimal bayat kuruyemişlerde dağıtılır.Bu safhaya gelince anlarım ki üçte birlik bölüm bitmiş tamda bu arada teyzelerden birisi gelir ihtimal en cazgırlardan oluyor bu görevi üstlenen,yüzünü boyamış yada bıyık sakal yapmaya çalışmış bir iki tüğ yapıştırmış suratına bide eteğinin yada şalvarının altında bir aparat tam çözemedim nasıl yapıldığını pipi havası verilmiş arada kalkıp iniyor(bunu anlamak yıllarımı aldı yani pipi olduğu)bir müslümana sorsan bu nedir diye kıkırdamaktan anlatamaz falan.. komikde değil nesine gülüyorlarsa komik olan o sakal bıyıkın altında o eteğin oluşu yada kafada teyzenin başörtüsü böle erkek mi olur lan transeksüel desen bölesi hiç görülmemiştir neyse o aparat hep bana sümerlerin bi heykelciği vardır ya onu hatırlatır(şu an ne olduğunu hatırlayamadığımdan pipili heykel diye arama motoruna bir acayip cümle daha kazandıran salakta benim)bula bulada şu resmi buldum ilkokulda sosyal bilgiler kitabımda orjinali vardı:)

Neyse teyze bıyığı pipisiyle iki ileri bi geri hareket ederek oynar bi yandanda kadınları sürükler piste abowwwlar kıkırdayanlar utananlar falan. Birazda o tam hangi tür olduğunu çözemediğim çok cinsiyetli teyzeyle oynanır.Bu arada en kötüsüde garibim çocuklar bi kadına bi alttaki hareketli bölgeye bakıp anlamaya çalışırlar mevzuyu.Bekleyin ben bile yeni aydım 30uma yaklaşırken:)

buda geçti mi son safhaya geçilmiştir.alsana bi göbek ver bana bir bebek modundan bi ilahi ile başka bir aleme hızlı bi geçiş yapılır. etrafı manevi bi hava kaplar:)ışıklar kapanır mumlar yakılır gelinin kafaya kurmızı pullu bir örtü atılır ilahi biter yüksek yüksek tepeler olmazsa olmaz o ara gelinin açılmaz avucuna bi çeyrek ata lira artık o yuvarlak olanlarından bütçeye en uygun ne varsa alınmıştır avuca tutuşturulur üstüne bi tutam kına.Onların fiyatlarda uçmuş 100küsür olmuş en minnağı hiç girmiyim şimdi:)))))
işte benim gibiler için o an ışığın göründüğü andır bir kınada burda nihayet bulurken bu gecede biter bu menkul kıymetler uzmanıda kaçar....

6 Eylül 2011 Salı

Bugünlerde..

Onun tabiriyle yaramaz yapmış evrende 2,5yıllık bi mazisi olan insancık
odadan boynunu uzatıp mutfaktaki annesine soruyor
-anne ben neden böyle şıkılıyor olabilirim?

30larıma yaklaştığım bugünlerde bende sıkılıyorum sebebim çok ama senin ne yaşayıp ne ara sıkılmaya başladığını tam çözemiyorum...

bayramları sevmiyorum ama bayramlarda olmasa, aynı şehirde yaşadığım akrabalarımı, yılda 1kez bile göremeyeceğimi biliyorum bunu eskiden umursamazdım ama zaman geçtikçe ne kadar yalnızlaştığımızı görmek ürkütüyor beni.
1er kilo 2 çeşit bayram şekeri almıştım birisi çikolatalı diğeri meyveli 500gr mı bile eksilmemiştir bu bile üzdü beni.Delimiyim neyim? fonda bi müzik olsa ağlar mıyım? ağlarım herhalde. Neye ?Şekerin bitmediğine mi?

10 Ağustos 2011 Çarşamba

ne çok şey oluyor dünyada....



uzun zaman oldu haber izleyeyim demeyeli, o zaman nerden doluyor kulaklarıma bu gereksiz uğultular?
her halttan haberim var

elektrik daha icat olmamış olsaydı benden daha mutlusu olurmuydu acep
bencillik bu belki ama ne biliyim tamda içimden geçen bu keşke duymasam görmesem hali
babam gibi açıp en başından haberleri sonuna kadar küfür etsem
daha mı faydalı olurum acep ademoğullarına?
yok sanmam çokda beceremem el vermedi o konuda:))

sıkıldım ama ortadoğusundan da,kadına şiddetinden de reel ekonomik krizinden de,feneriniden de şikesinden de ötesinden de berisinden de

zaten bitmedi evdeki iki yaş sendromu da ergenliğe bağlıycaz bu gidişle.
haleti ruhiyem zaten bozuk bide bunlar cilası oluyor

22 Haziran 2011 Çarşamba

iilhan şeşen dolu günler:))

bugünlerde evde pinekliyorum tam zamanlı annelik yarım zamanlı muhasiplik yapıyorum ne diyorum yaw:))

şaka bi yana sabah öğle akşam sofraya oturduğumda elime kumandayı aldığımda
kahvaltıda annem dizisine rastlıyorum 1303.tekrarı zaar olsun ben yeni izliyorum ilhan şeşen var dizi oyuncuları arasında tamam iyi hoş
öğlen gönülçelen onunda tekrarları ama pek açmıyor beni yinede göz ucuyla bi bakıveriyorum oda kim ilhan şeşen :O

akşama doğru tam benim oğlan uyumuş ay ne pişirsem aman akşam yemekleri hafif olmalı diyolar zaten dur daha hazırlarım hafif hafif derken trt de bi dizi mühürlü güller kim var ilhan abiii artık o kadar sıkı fıkıyı oldukki abi diyorum.
Meğer amma dizide oynamış ne kadar faideli bir bilgi verdim dimi yine vatana millete
ay çok yaşıyım ben

bu şarkıyıda pek severim

25 Mayıs 2011 Çarşamba

Senin Hayatın Senin Kontrolün



fikrimühim ve aile planlaması derneğinin ortak yürüteceği projenin Sloganı tamda bu.
Her ikisinede teşekkürler.Ben şahsen kendi adıma söylüyorum okuduğum ve kampanyanın sitesinde gördüklerimden buraya buyrun çok ama çok şey öğrendim.
Aslında nötr düm haplar konusunda ama etraftan duyduğum yarım yamalak şeylerde kafamı karıştırmıyor değildi.
En son aile hekimliğindeki ebeler korunma yöntemleri hakkında bilgi verirken doğumkontrol haplarının kilo yapıp yapmadığı konusunda net bir şey söyleyememeleri canımı sıkmıştı.Umarım kadınlara bu konularda bilgi veren yetkili insanlarada ulaşır bu kampanya.Şimdi bu hapın sayısız artısını sıralamayacağım beni en çok cezbeden yanlarını sıralıyacağım.



  • Kesinlikle kilo yapmıyormuş(kullanan bir iki kişide onay verdi)

  • Regl öncesi gerginlik ciltte yağlanma sivilce sorununu engelliyormuş

  • Yumurtalıkve rahim kanserinden vücudu korurmuş..
  • ve aslında en önemlisi en modern en sağlıklı ve en kolay korunma yöntemlerinden birisi..
ama ne varki o sitedede girip okuyacaksınız eklemeden geçmiyeyim doğum kontrol hapını kullanamayacak bir grup var kimler mi?

aşağıdaki durumlarda doğum kontrol hapı kullanmamanız daha doğru olur:
  • Gebelik şüphesi olanlar
  • 35 yaşının üzerinde olup sigara kullananlar
  • Çok şiddetli migren atakları olanlar
  • Aktif karaciğer hastalığı olanlar
  • Aktif hepatit hastalığı olanlar
  • Damar içi pıhtılaşmaya bağlı emboli riski olanlar veya kendinde olmasa bile ailesinde görülenler
işte bu kadar sitesinde sayısız soru ve cevabını bulabilirsiniz umarım faydalı olur...

12 Nisan 2011 Salı

Genetik Kod mu Kaderin bir Cilvesi mi?

bu kimyasalları tanıyan adem kızları eğer ellerinizde bozulmamış manikürlü tırnaklarınız varsa daha dikkatli okumanız rica olunur :)


Etrafıma baktığımda 10 kadından 3 yada 5 tanesi çarpar gözüme bu benim istatistiğim hiçbir bilimsel yanı yok.
Tırnaklar doğuştan ojeli,birgünde sürmeden çıkamazmı hepbi eyeliner kirpiklerinin dibinde
eller sanırsam o 20 küsürlü yaşlara kadar hiçbir deterjanla tanışmamış yada bir kere zora sokulmamış:)

hep pammmmbuk (adanlıların deyimiyle:)neysem geçtik.

saçlar hergün benim o yılda bi kaç kez katıldığım düğünler öncesi elden geçmiş halinden bile daha havalı

yaw kuzum nedir bu işin sırrı hadi bekarlara pek bişey diyemiyorum annesinin kuzusu olanlara.
tüm dersten işten güçten artan vakti bu bakım makım işlerine ayırıyorlar diyeceğim de...

evli olanlar bi deyiverin bakıyım bana nasıl oluyor bu işler
hıı?

yatmadan evvel peeling etkili yüz yıkama losyonunuzla yüzünüzü yıkadıktan sonra du bakıyim şu lavoboyuda bi ciflen sürttürüveriyim demiyonuzmu siz?

yada banyodan çıkarken ay dur şu kireç artıklarıyla savaşan yüzey temizleyicisiyle banyoyu foşturu foşturu yıkayıveriyim ?

tam evden çıkarken elinize geçen ıslak mendille o an pabuçlarınızı silebilme ihtimaliniz varken ayy kapı zilinin haline bak deyip iki hareketle istikameti zile çevirip siliver mi yor musunuz?

işte ben tam bunlarla uğraşırken vardığım nokta şu oluyor

banyodan sonra bi yorgunluk çöküveriyor föne ayıracağım zamanı uykuya yatırıyorum..

yüzümü yıkadıktan sonra lavabo yıkamaya ayırdığım zamanda ertesi gün NE giyeceğim sorusunu sabaha erteleyiveriyorum..

sabahda bi gözü açık diğeri kapalı giyinince entersaaan kombinler çıkıveriyor!

yada sabah ay şunu topla, bunu şuraya koy, makinaya bulaşıkları yerleştir, akşama nohut yemeğimi yapıcaksın ıslatıver derken bi rujdan oluşabilecek makkyajjjda asansöre kalıyor.

bu arada konu mankenimiz bi pabuçlarına bi elindeki ıslak mendile bakarken yakalıyor kendini 
kapının zilini sildim sadece nolucak. Bu mendili atmadan dur şu pabuçlarımıda parlatıveriyim diyor:)

şimdi gelelim konu başlığına genetik kod mu yada kaderin cilvesi  mi kısmına

ben suçu işe güce ,çocuklu bir eve atmak istemiyorum gerçekten merak ediyorum o zaman nasıl yaratılır, yoksa bu öyle birşeyki uykudan çalınır o dediklerim tek tek yapılabilir mi?

benimkii zamansızlık değil genetik kodlarımdaki kakılmışş kromozomlarının bir oyunu mu :(

yoksa şuan içinde yaşadığım zaman ve mekanın, olanakların belkide olanaksızlıkların(5tane hizmetçim olsa durum değişirmiydi baabında)

velhasıl kaderin bir cilvesi mi?

5 Nisan 2011 Salı

uzun oldu bu kış sanki :(



hava gurubu bir burcun vatandaşı olduğumdanmı bu havalara takmış halim.Tam ağaçlar çiçek açtı güneş yüzünü gösterdi derken puslu sabahlar yine başladı.eskiden kendinden mesul bi hayatımız varmış sıcak soğuk salgın hastalık haberlerine takılmadan yaşıyormuşuz ama şimdi öyle mi?
bir çocuğun varsa herşey çok farklı herşey daha önemli bir zamanlar en önemsiz dediklerin bile
sanki canının yarısını franchising sistemiyle minyatür bi insanoğluna veriyorsun.e haliyele oda her işini idare edebilecek kapasiteye henüz sahip değil o vakit ne yapıyorsun yetişkin insan formundaki bedenini dur sen şurda 2 DAKİKA deyip itiveriyorsun kenara.Sonra bir koşturma halinde küçük insan formunun peşinde ay yedi mi ?içti mi ?çıçtı mı? modunda geziyorsunda geziyorsun...

bugünlerde o arkalara ittiğim yetişkin bedenime bakıyorumda bi el atmaya şöle bi derlenip toplanmaya biraz şımartılmaya,zamana,ilgiye ihtiyacı var gibi .ama daha beklemesi gerekiyor.1 yıl bilemedin 2 yıl daha bekle gelicem biliyorum diyorum...yada ben öyle umut ediyorum.

23 Mart 2011 Çarşamba

Vasat Anne lik:))


 Varmıdır  anneliğin  anayasası ?
bildiğim kadarıyla yok
ama Türkiyede bi trend var.Dayatmalar silsilesi ,genel geçer kurallar falan filan...
Bir nevi patronluğa benziyor,
ev annenin kontrölünde ve çocukların uyması gereken sofra kuralları,hijyen kuralları gibi bi sürü şey..
annelerinin övünecek pek bişeyileri olmadığındanmıdır bilmem! El çantasında taşınan cv gibi çocukların günlük rutini
bi anlamda kadın doktorasını yapıyorum ben bu işin hanıımm! havasında

"ayşe her sabah 8de muhakkak jimnastik yapar"
"ali muhakkak şu satte bu kitabı okumamı ister"
"mehmet asla ve asla elini o pis yerlere sürmez"

ben bile bu yaşımda asla şunu yapmadan yatamam disiplinine kavuşamadığımdanmı ne, bi garip geliyor.
çocuk bunlar ya diyorum 
arkalardan gelen iç ses "ama bunlar bilinçli ailelerin çocukları diyor:P"

bu bir bilinçmidir bi disiplinmidir? çocukları hamur gibi belli kalıplarda şekillendirmeye uğraşmak
bıraksanız kendisi bulsa yolunu.Yine jimnastik yapsın ,yine kitap okusun ama; şu saatte katiyen muhabbetinden uzakta her canı istediğinde canı istediği vakitte olmaz mı?şartmıdır 8-5 memuriyet hayatı sürer gibi yaşaması..
azıcık sürünse, çikolatasını sürse yüzüne gözüne,çamurda oynasa,
bi benmiyim bu memlektin tek pasaklı vasat annesi
disiplinden uzak gayri ciddisi
bu kadar kasınca nasıl bir çocuk yetişir bende 10-15 yıla canlı örneklerini göreceğim:)
daha çok şey vardı aklımda ama şu fotodan sonra bişeyde söylemiycem
sadece yaşasın özgürlüüüüük diyorum:))))))

17 Şubat 2011 Perşembe

Si...ella nın aysusu mu var sadece benim de ayşem vardı!

ya sene 1303 ben ortaokula başlamışım

meğer ilkokulum, mahallemdeki sarayım hükümranlığımı sürdüğüm cennetimmiş benim ortaokula gelince kafama kaktıra kaktıra öğrettiler
öyleki geldiğim mahalle küçük ,orta gelir seviyesindeki insanların sayısının az ama çok az olduğu bi mahalle ki geneli altının altı gelir seviyesinde
bir okul müdürü düşünün bağırıyor mikrofondan daha andımızı okumamışız
-eski giyinmek ayıp değil, pis giyinmek ayıp, temiz olunnnn
-temiz olsunda, yırtık olmasın anneleriniz yamasın!
-tırnaklarınızı kesin!
-herhafta yıkannın!

durum bu kadar vahim.
bende ,baba işçi anne evhanımı zengin değiliz gün bulup yiyoruz aç değilizz açıkta değiliz.temiziz.yıkanıyoruz herhafta. önlüklerimiz ütülü, beslenme çantasından kırmızı işlemeli peçetelerimi çıkarıp masama serdiğimde sanırsın ingiltere kraliyet ailesindenim:)pabuçlarım var hemde gıcırr genelde hepsi lastik pabuç giyiyor oda kendinden geçmiş oluyordu yazın neysede kışın hep ıslaktı o ayaklar üşüyorlardı:(


durum böyle böyleyken gözle görülür bi farkım vardı şanslı kesimdendim!!!
yada ben öle sanıyomuş o küççücük mahallemden bakarken hayata

ortaokula başladım bi gün daha merkezi bi yerde okul şehrin hatrı sayılır devlet okullarından tarihi geçmişi var falan filan
çok cosmopolit mi denir ne denir her gelir durumundan,her eğitim seviyesinden aile çocuğu orda
ve benim yanımda bir kız oturuyor adı ayşe
evi yakın okula
şimdi hatırlamıyorum ne iş yaptığını ama onun babasıda zengin değil anneside ev hanımı
ama gel görki kızın tırnakları parlıyor abi

nasıl ya diyorum
elleride pamuk gibi
hadi çok krem sürsem benimkide olur pambbbuk ama bu kızın tırnakları parlıyor abi
jile denen bişey giyiyyoruz okul forması adı altında
kızlarınki diz hizasında şık güzel
benimki ayak bileklerine doğru dökümlü iğrenççç
hala seneye uzarsa diye 2 beden büyük alınmış
ah anne ahhh

saçlar düz parlak anam herkezinki mi böle düz ve parlak olur %85 böle
benimkiler tiftik tiftik alnım tüğlü

kaşlarım harran ovası gibi alnımdaki tüğlü alanla sınırları kaldırdılar kaldıracaklar müzakere halindeler
dalgalı saçları olanlarda bi form tutturmuş jöleyi biliyom Allahtan !jöleyle şekillendirilmiş o grubun saçları
fazlada uzatmıyım
ben gibi olanlarda var %15 lik bi bölüm onlar etek boylarından ,örgülü fatma girik saçlarından beyaz yumurta üstündeki tavuk kakası gibi burdayııız diyolar ikiside tavuğun aynı yerinden ama yumurta değiliz işte
kız sivilcesi çıkınca yapıştırıyomuş ne bilyim küçççük yara bandı parçalarını konduruveriyor yüzüne Allahım ona bile waay be denirmi o kadar cahilim uf ya
ve o sivilceli suratın tam ortasında duran burun
üstündeki siyah noktalarıyla birlikte bana kıvrılı kıvrılı veriyor arada
farkındalığımı arttırıyordu ben bir canlıydım sadece, ama o bir kız
kendimi hiç kız gibi hissetmiyordum onun yanında

yinede arkadaşı olmaya çalışıyordum yada öle davranıyordum ders ödev şu bu aynı sıradayız ya

ama bi gün veliler toplantısı oldu işte o gün büyük gündü
babamla gitmiştik
kahverengi kaşemsi bi etek yine ayak bileklerime kadar (büyürsem diye) ,üstümde pembe kilim desenli bi kazak evdekilerin en yenisi en iyisiydi ayağımda mirkelam pabuçlarım saçlarım herzamanki gibi at kuyruğu kulaklarımın dibinde alnımda inatçı kıvrık saçcıklarım tüycüklerim yürüyordum babamla okulun bahçesinde
ve karşımda ayşe
bi pantolon gri siyah çizgileri vardı belli belirsiz ,üstünde yelek pantolonla aynı kumaş takım üstüne cuk diye oturmuş içinede beyaz boğazlı bi body saçları balıksırtı örgülü inadına parlak tırnakları gibi şöle bi selam çaktı uzaktan
yüzünde sebebini çook uzun yıllar sonra anlıyacağım bi gülümseme

aradan günler geçti sıralarımız ayrıldı dünyalarımız gibi:) birilerine konuşmuş gülmüş köylü bu ya gibi şeyler demiş geçmiş gün silmeye çalışsamda kalmış işte hafızada ne giymiş falan deyip dalga geçmiş
ama ben o gün bugüne göre biraz daha fazla safdım süzme kıvamında
niye dalga geçtiğini hiç anlayamadım süzm beynimle
o çook şıktı çokda beğenmiştim ama bende evdeki en şık elbiselerimi giymiştim daha iyisi olsa onu giyerdim en iyisi buydu işte niye dalga geçmiştiki?
tırnaklarım parlamasada hep keserdim tertemizdim
üstelik pabuçlarımda yırtık bile değildi:(
yıllar sonra anladım benim orda aslında a ayeşeninkiler ne güzel benimkiler demode deyip fesatlık etmem gerektiğini yada ezik büzükleşmem gerektiğini
göründüğün gibi ol olduğun gibi görün felsefesinin hazretlerinin zamanında kalmış olduğunu
ve bir kadının sadece kadınlar için fit ve güzel olma çabası verdiğini
şunu bunu
şimdi kalmış oturmuş bi yerlerime yazıyorum demekki
bizde öğrendik o eteklerin nasıl küçüldüğünü,saçların fön denen aletle diskotopu gibi parlak ve güzel olduğunu,ve tırnakların cila marifetiyle parladığını
öğrendikte nolduki

şimdi çıkma kızım karşıma yoksaam
o bir zamanlar beğenmediğin hakir gördüğün o köylü kızı beni
m benim diyicem
60 model şapkamı firlatırken takma kirpiklerimden yaşlar süzülecek

işte her neyse dönelim 2011 e ayşe çıkma karşıma zira aynaya bakıyorumda her halükarda sallarım seni donumda
:)))))

(çok ayıp oldu ama napıyım çok yaralamış beni )

1 Şubat 2011 Salı

Hangi Vakitlerde Hangi Şarkılar Çalınır Kulaklarımda


Benim için kendimi bildim bileli müziksiz
olmaz o l a m a z
o yüzden belkide, benim bi hatıra defterim yada günlüğüm olmadı.Hep şarkılarım oldu.Hayattan not düşebildiğim,her dinlediğimde tarih: 01.02 bilmem kaç, olay şu bu
 döküman tadında kimsenin okuyamadığı,
cigabayt migabayt sınırı olmadan istediğini kaydedebildiğin,
sadece veri bazında değil,
bir koku
 bir ses
 esen bi rüzgar
 o ana dair ne varsa günün teknololisinin bile elvermediği ölçüde bi kayıt yöntemi benimki.

bugünlerde hava ,soğuk hava buzzz
dışarda yatan insanlar ve hayvanlar için içimin cız dediği günler
gece uykuya dalmadan önce tavana bakıyorum bir soba hayal ediyorum
 küçük deliğinden çıkan kıvılcımlar tavanda oynaşıyorlar, o tatlı çıtırtı eşliğinde,
yün yorgan altında,yastıklarda evin kokusu (o zaman daha yumuşatıcı falan yok:)
saçlarda şampuan kokusu ve sırtta acı
anne yine bol bol kese yapmış üstüne kaynar suları boca etmiş ince olan deri dahada incelmiş ama mis gibi olunmuş.
şimdi ne kadar yıkansamda o kadar temiz hissedemiyorum
sırrı annemin kesesindemi acep
neyse
ve kulağımda bu şarkı
geçtik
uzun zaman sonrası
yürümekten yorulmuş ayaklar biraz daha büyük biraz daha yorgun bir vücut 
ve 
ne vakit  yağmur başlasa bu şarkı
(hiç istanbula gitmemiş birisi için absürd ama ne biliyim bi iyot kokusu burnumda boğazda martılar vapurlar falan gelir gözümün önüne
                                 daha bir sürü şarkı ve birsürü hatıra,ama mevsim malum                                                                     yağmur ve kar
ve benim bugünlerde kulaklarımı çınlatana şarkılarım bunlar

24 Ocak 2011 Pazartesi

Türk Dil Kurumu ağlar gaaari:)

Her gün yeni bir kelime öğrenmesi bunları telaffuz etmeye çalışması ilginç hemde çok ilginç...
sadece isimler değil sıfatlar ve hayal dünyasıda katılınca araya tam bir cümbüş çıkıyor ortaya..
ve birgün parayı eline alıp Atatüüürk iyimin deyiveriyor:)
yada kısa süren küslük ardından hadi barışalım annecim değdiğmde nasıl bir hal ve tavra giriyorsa işaret parmağını gözüme ağır ağırrr sallayarak suratında nuri alço gülümsemesiyle Çakalll deyiveriyor:)

ama bugünlerde beni en çok güldüren ve ilginç geleni Oturga:)oturgada ne dediğinizi duydum açıklıyorum sandalye..kimse böyle bir kelime kullanmıyor haliyle sandalyede diyebilir ki biz çoğu zaman düzeltiyoruz ama o ısrarla oturga diyor.çok oturgaçlı götürgeç geliyor o vakit aklıma Türk Dil Kurumunu kulakları çınlasın..yiyince yemek oluyorsa sürünce sürme oluyorsa oturuncada oturga mı olur diyor ne diyor :)
hiç anlamıyorum ama ısrarla yeni kelimeler bekliyorum çünkü ben çok eğleniyorum.ondan yeni bir şeyler öğrenince

17 Ocak 2011 Pazartesi

Terrible Two (iki yaş sendromu)

Daha arda yoktu piyasada ben bu konuyla ilgili makaleleri okuyup okuyup gülerken:)yatıp yere o oyuncağı isterim diyen çocukların fotolarına tebessüm ederken.en çokda kızını bu süreçte sabır sabır diyerek giydiren anneye kızının bi gün ceketini giyip bak sabırdım anne demesi
resmen koparmıştı beni gülmekten
al bakalım senmisin gülen
dün sabahtan akşama kadar
-baba göşlüğü takma takmaaaa
diye bağıran bi çocuk
ve ağlamaya başlayacak diye korkan baba
takmadı artık gözlükleri
avm de yukarıya çıkan yürüyen merdivene binecekmiş
oğlum aşağıya iniyoruz bak ordaki merdivenden oda yürüyor hadi ona binelim
cevap :
-nayır
naptık aldık kucağımıza karga tulumba dalağı böbreği açık indik otoparka

bide şu ayy çocuğa bak diyen teyzeleri görmezden gelme işi varki. onlarda bu çocuk yetiştirmenin ötv si sanırım
neticede başladık 23.ayımızda terrible two muhabbetine
o bir küçük adam herşeyi kavramaya çalışıyor
yürüyor koşuyor zıplıyor uçabildiğini düşünüyor
sınırsız yani yapabildikleri gel görki bişeyler engel sınırsız güçlerini göstermeye sanırım en çokda bizim koyduğumuz kurallar sanırım
en azından o öyle düşünüyor
ama yok inanki yok
biz sana o kadar az hayır dedikki tahmin bile edemezsin
biz sana nerdeyse hiç yapamazssın demedik
ama şimdi bu fikrede nerden kapıldın anlamadık
biz sana hiç engel olmadık hep suçortağın olduk kaç çocuk çaydanlığa dokunupta parmağı yanınca anladıki sıcak kavramını S E N
reçelin yapışkan ve ortalığı mahvedebilecek bi gıda olduğunu daha 7 aylıkken kim tecrübe etti S E N
Kim kumaların çakıl taşlarının aslında bi tadı tuzu olmadığını yedikten yaladıktan sonra öğrendiki S E N
Kim kim
o kadar çokki bu sayacaklarım şimdi nerden çıktı bu gittt ler istemiyoyummm lar nayırrr lar
terrible two na veriyorum bu tavırları:)
bu önergenlik döneminde içinde kopan fırtınalarda kazasız belasız günler diliyorum.eskisi gibi suç ortağın olduğumuz günler gelsin diyorum...

12 Ocak 2011 Çarşamba

2010 da Bitti Neler Oldu Neler(karikatürler eşliğinde)

Baykal ve Başbakan arasında doyumsuz bir savaş vardı bu yıl


ve birgün ansızın bi kaset skandalıyla aramızdan ayrıldı

Artık Baykalsız Tatsız tuzsuz günlerimiz başlamıştı ki ve o geldi

 Gandi Kemal
Hızlı Çıkışları Yılmaz Tavırlarıyla yüreklerdeki Baykal Hasretini bi anda söndürüverdi

                               o siperlerin yılmaz bekçisi

                        Çözülmez sorunların fatihi olur

ama ne varki bu ülke işlerine koşturacağım derken referandumda oy kullanmak için gerekli işlemleri yaptırmayı unutmuştur
veya tamamen muhtarın sabotesiyle karşı karşıyadır


ve baykal tüm bu hengame yaşanırken evde herşeyi izlemekle meşguldür...ogünlerde hastalanan cübbeli Ahmet Hocayı geçmiş olsun demek için arar 


Yumurta protein kaynağı olmasının yanısıra nelere kadir olduğunu bidaha gördük

ve madenlerden üzücü haberler hiç eksik olmadı


en son aklımda kalan
 israil insanlığın bittiği nokta isimli oyununu sahnelere koydu