24 Ocak 2011 Pazartesi

Türk Dil Kurumu ağlar gaaari:)

Her gün yeni bir kelime öğrenmesi bunları telaffuz etmeye çalışması ilginç hemde çok ilginç...
sadece isimler değil sıfatlar ve hayal dünyasıda katılınca araya tam bir cümbüş çıkıyor ortaya..
ve birgün parayı eline alıp Atatüüürk iyimin deyiveriyor:)
yada kısa süren küslük ardından hadi barışalım annecim değdiğmde nasıl bir hal ve tavra giriyorsa işaret parmağını gözüme ağır ağırrr sallayarak suratında nuri alço gülümsemesiyle Çakalll deyiveriyor:)

ama bugünlerde beni en çok güldüren ve ilginç geleni Oturga:)oturgada ne dediğinizi duydum açıklıyorum sandalye..kimse böyle bir kelime kullanmıyor haliyle sandalyede diyebilir ki biz çoğu zaman düzeltiyoruz ama o ısrarla oturga diyor.çok oturgaçlı götürgeç geliyor o vakit aklıma Türk Dil Kurumunu kulakları çınlasın..yiyince yemek oluyorsa sürünce sürme oluyorsa oturuncada oturga mı olur diyor ne diyor :)
hiç anlamıyorum ama ısrarla yeni kelimeler bekliyorum çünkü ben çok eğleniyorum.ondan yeni bir şeyler öğrenince

17 Ocak 2011 Pazartesi

Terrible Two (iki yaş sendromu)

Daha arda yoktu piyasada ben bu konuyla ilgili makaleleri okuyup okuyup gülerken:)yatıp yere o oyuncağı isterim diyen çocukların fotolarına tebessüm ederken.en çokda kızını bu süreçte sabır sabır diyerek giydiren anneye kızının bi gün ceketini giyip bak sabırdım anne demesi
resmen koparmıştı beni gülmekten
al bakalım senmisin gülen
dün sabahtan akşama kadar
-baba göşlüğü takma takmaaaa
diye bağıran bi çocuk
ve ağlamaya başlayacak diye korkan baba
takmadı artık gözlükleri
avm de yukarıya çıkan yürüyen merdivene binecekmiş
oğlum aşağıya iniyoruz bak ordaki merdivenden oda yürüyor hadi ona binelim
cevap :
-nayır
naptık aldık kucağımıza karga tulumba dalağı böbreği açık indik otoparka

bide şu ayy çocuğa bak diyen teyzeleri görmezden gelme işi varki. onlarda bu çocuk yetiştirmenin ötv si sanırım
neticede başladık 23.ayımızda terrible two muhabbetine
o bir küçük adam herşeyi kavramaya çalışıyor
yürüyor koşuyor zıplıyor uçabildiğini düşünüyor
sınırsız yani yapabildikleri gel görki bişeyler engel sınırsız güçlerini göstermeye sanırım en çokda bizim koyduğumuz kurallar sanırım
en azından o öyle düşünüyor
ama yok inanki yok
biz sana o kadar az hayır dedikki tahmin bile edemezsin
biz sana nerdeyse hiç yapamazssın demedik
ama şimdi bu fikrede nerden kapıldın anlamadık
biz sana hiç engel olmadık hep suçortağın olduk kaç çocuk çaydanlığa dokunupta parmağı yanınca anladıki sıcak kavramını S E N
reçelin yapışkan ve ortalığı mahvedebilecek bi gıda olduğunu daha 7 aylıkken kim tecrübe etti S E N
Kim kumaların çakıl taşlarının aslında bi tadı tuzu olmadığını yedikten yaladıktan sonra öğrendiki S E N
Kim kim
o kadar çokki bu sayacaklarım şimdi nerden çıktı bu gittt ler istemiyoyummm lar nayırrr lar
terrible two na veriyorum bu tavırları:)
bu önergenlik döneminde içinde kopan fırtınalarda kazasız belasız günler diliyorum.eskisi gibi suç ortağın olduğumuz günler gelsin diyorum...

12 Ocak 2011 Çarşamba

2010 da Bitti Neler Oldu Neler(karikatürler eşliğinde)

Baykal ve Başbakan arasında doyumsuz bir savaş vardı bu yıl


ve birgün ansızın bi kaset skandalıyla aramızdan ayrıldı

Artık Baykalsız Tatsız tuzsuz günlerimiz başlamıştı ki ve o geldi

 Gandi Kemal
Hızlı Çıkışları Yılmaz Tavırlarıyla yüreklerdeki Baykal Hasretini bi anda söndürüverdi

                               o siperlerin yılmaz bekçisi

                        Çözülmez sorunların fatihi olur

ama ne varki bu ülke işlerine koşturacağım derken referandumda oy kullanmak için gerekli işlemleri yaptırmayı unutmuştur
veya tamamen muhtarın sabotesiyle karşı karşıyadır


ve baykal tüm bu hengame yaşanırken evde herşeyi izlemekle meşguldür...ogünlerde hastalanan cübbeli Ahmet Hocayı geçmiş olsun demek için arar 


Yumurta protein kaynağı olmasının yanısıra nelere kadir olduğunu bidaha gördük

ve madenlerden üzücü haberler hiç eksik olmadı


en son aklımda kalan
 israil insanlığın bittiği nokta isimli oyununu sahnelere koydu


4 Ocak 2011 Salı

Bu Çocuğun Yemek Serüveni Meğer Üstüne Tez Yazılası Bir Olaymış

Allahım ben sanmıştım doğacak bir köşede acıkıncada
_Hancıı bana şarap Kurdumada et getir diyecek öyle büyüyüp gidecek:)

değilmiş walla gördüm.ne detayları varmışş organiği,hormonu,soyası,erken ergenliği,obezliği,gelişim geriliği(aydaşlığı)şusu busu

---az yedir çocuğun midesini açma obez olur benim bi teyzemin kızı vardı diye başlayan (annaanne)si
--çocuk tok 1 dolma yedi deyince(Bu arada babası ve anneside 3er tane yemiştir ebatlarını tahminedin diye yazıyorum)
--a bir tanecik dolmayla doyulurmuymuş diyen (babaanneler)i
varmış.daha neler neler

ben arda doğmadan başlamıştım okumaya girdikçe kayboldum bu deryada.meğer kimler kimler ne kafalar patlatmışlar araştırmışlar yazmış çizmişler.Geri dönüp baktığımda keşke bu kadarını bilmeseydim dediğim vakitlerde olmuyor değil.
Özellikle gözümde hiçbir bozukluk yok iken marketlerde çikolataların bisküvilerin arkasındaki içindekiler kısmını okuyamadığımda çıldırıyorum.büyük yaz kardeşim büyük B Ü Y Ü K görmek istiyorum çocuğumu neyle zehirlediğimi bilmek istiyorum:(

neyseki abur cubur düşkünlüğümüz şimdilik yok ama bunun yarın okulu var kantini var arkadaşı var .neyse bunada şükür çünkü bu yaşlar çok ama çok önemli en azından genel bi damak zevkinin oluşması açısından bizimde 2 yılı aşkın tecrübelerimizden hareketle şeker düşkünlüğümüz hiç yok diyebilirim.

Bide yememiz gereken ama pek dönüpte eyvallah etmediğimiz yiyecekler var misal haşlanmış yumurta çocuk bi dönem geldi gözüm görmesin çek bunu sofradan kadıııın der gibi baktı yumurtaya


bu karikatürü hatırlayıp gülümsüyorum yumurta savaşlarımızda.ama demokrasilerde çareler tükenmiyor krep ve çorbalara karıştırıp daha okus pokus havasında yutturuyoruz.İkinciside yoğurt çok sevmiyoruz ama koyun yoğurdu olursada hayır demiyoruz.e be güzelim benimde arka otoparkta koyunum yokki hoş olsada bahardan bahara yapılan bir spor bu.Çocuk gizliden senede bir yiyeyim ondada en iyisinimi yiyeyim diyorki:)
yumurtadan sonra belalımız süt.ben asla elinde biberonla gezen çocuklardan haz etmedim kocaman adamlara hele hiç yakışmıyor bardaktan için len diyesim gelir görünce:)şeklini geçersek sırf sütle günü geçiren çocuklar varki bu daha da vahim.hımm öylemi o vakit bende senin sütünü tek geçerim anacım diyen organik böcüğüm azı çoğu yok hiç içmiyor.en azından evde hiç içmiyor.bir rivayete göre okulda içiyormuş görmeden hayatta inanmam anlıycağınız bende üretim sürüyor müşteride memnun devam yani

bu yaşlarda duygusal bağ dudak tiryakiliği yoğun oluyormuş emerek süt içmek değilde psikolojik olarak rahatlamakmış esas amaç.o vakit çok yorulursam yukarıdaki gibi bir inek alıp bağlayacam odanın birine:)

3 Ocak 2011 Pazartesi

Senden Önce Senden Sonra

Dün eski evimizde üst komşumuz olan ihtiyar teyzenin ,hastalığının ilerlediğini duydum ziyaret ettik.Artık kemiklerini saran kanser sanırım bu savaşı kazanmış.Böcüğümün doğduğu ilk zamanlar gece emzirmeye uyandığımda,onun banyodan sesi gelirdi, bitmek bilmeyen bir kusma sesi ve boğulurcasına öksürük
insan anne oluncamıdır yaş artık yavaş yavaş yol alıp anneler babalarda yaşlanmaya başladığındanmıdır bilemem daha farklı görüyor herşeyi evet ölüm sadece filmlerde olan bişey değil bizimde başımıza gelebilir diyor insan
yok yokk olmaz ben ardayı bırakıpta ölemem diyor içimdeki ses
ve mantık denen şey gülüp geçiyor
bırakırsın. senide bırakıp gidemeyecek insanların bırakıp gideceği gibi diyor:(