17 Şubat 2011 Perşembe

Si...ella nın aysusu mu var sadece benim de ayşem vardı!

ya sene 1303 ben ortaokula başlamışım

meğer ilkokulum, mahallemdeki sarayım hükümranlığımı sürdüğüm cennetimmiş benim ortaokula gelince kafama kaktıra kaktıra öğrettiler
öyleki geldiğim mahalle küçük ,orta gelir seviyesindeki insanların sayısının az ama çok az olduğu bi mahalle ki geneli altının altı gelir seviyesinde
bir okul müdürü düşünün bağırıyor mikrofondan daha andımızı okumamışız
-eski giyinmek ayıp değil, pis giyinmek ayıp, temiz olunnnn
-temiz olsunda, yırtık olmasın anneleriniz yamasın!
-tırnaklarınızı kesin!
-herhafta yıkannın!

durum bu kadar vahim.
bende ,baba işçi anne evhanımı zengin değiliz gün bulup yiyoruz aç değilizz açıkta değiliz.temiziz.yıkanıyoruz herhafta. önlüklerimiz ütülü, beslenme çantasından kırmızı işlemeli peçetelerimi çıkarıp masama serdiğimde sanırsın ingiltere kraliyet ailesindenim:)pabuçlarım var hemde gıcırr genelde hepsi lastik pabuç giyiyor oda kendinden geçmiş oluyordu yazın neysede kışın hep ıslaktı o ayaklar üşüyorlardı:(


durum böyle böyleyken gözle görülür bi farkım vardı şanslı kesimdendim!!!
yada ben öle sanıyomuş o küççücük mahallemden bakarken hayata

ortaokula başladım bi gün daha merkezi bi yerde okul şehrin hatrı sayılır devlet okullarından tarihi geçmişi var falan filan
çok cosmopolit mi denir ne denir her gelir durumundan,her eğitim seviyesinden aile çocuğu orda
ve benim yanımda bir kız oturuyor adı ayşe
evi yakın okula
şimdi hatırlamıyorum ne iş yaptığını ama onun babasıda zengin değil anneside ev hanımı
ama gel görki kızın tırnakları parlıyor abi

nasıl ya diyorum
elleride pamuk gibi
hadi çok krem sürsem benimkide olur pambbbuk ama bu kızın tırnakları parlıyor abi
jile denen bişey giyiyyoruz okul forması adı altında
kızlarınki diz hizasında şık güzel
benimki ayak bileklerine doğru dökümlü iğrenççç
hala seneye uzarsa diye 2 beden büyük alınmış
ah anne ahhh

saçlar düz parlak anam herkezinki mi böle düz ve parlak olur %85 böle
benimkiler tiftik tiftik alnım tüğlü

kaşlarım harran ovası gibi alnımdaki tüğlü alanla sınırları kaldırdılar kaldıracaklar müzakere halindeler
dalgalı saçları olanlarda bi form tutturmuş jöleyi biliyom Allahtan !jöleyle şekillendirilmiş o grubun saçları
fazlada uzatmıyım
ben gibi olanlarda var %15 lik bi bölüm onlar etek boylarından ,örgülü fatma girik saçlarından beyaz yumurta üstündeki tavuk kakası gibi burdayııız diyolar ikiside tavuğun aynı yerinden ama yumurta değiliz işte
kız sivilcesi çıkınca yapıştırıyomuş ne bilyim küçççük yara bandı parçalarını konduruveriyor yüzüne Allahım ona bile waay be denirmi o kadar cahilim uf ya
ve o sivilceli suratın tam ortasında duran burun
üstündeki siyah noktalarıyla birlikte bana kıvrılı kıvrılı veriyor arada
farkındalığımı arttırıyordu ben bir canlıydım sadece, ama o bir kız
kendimi hiç kız gibi hissetmiyordum onun yanında

yinede arkadaşı olmaya çalışıyordum yada öle davranıyordum ders ödev şu bu aynı sıradayız ya

ama bi gün veliler toplantısı oldu işte o gün büyük gündü
babamla gitmiştik
kahverengi kaşemsi bi etek yine ayak bileklerime kadar (büyürsem diye) ,üstümde pembe kilim desenli bi kazak evdekilerin en yenisi en iyisiydi ayağımda mirkelam pabuçlarım saçlarım herzamanki gibi at kuyruğu kulaklarımın dibinde alnımda inatçı kıvrık saçcıklarım tüycüklerim yürüyordum babamla okulun bahçesinde
ve karşımda ayşe
bi pantolon gri siyah çizgileri vardı belli belirsiz ,üstünde yelek pantolonla aynı kumaş takım üstüne cuk diye oturmuş içinede beyaz boğazlı bi body saçları balıksırtı örgülü inadına parlak tırnakları gibi şöle bi selam çaktı uzaktan
yüzünde sebebini çook uzun yıllar sonra anlıyacağım bi gülümseme

aradan günler geçti sıralarımız ayrıldı dünyalarımız gibi:) birilerine konuşmuş gülmüş köylü bu ya gibi şeyler demiş geçmiş gün silmeye çalışsamda kalmış işte hafızada ne giymiş falan deyip dalga geçmiş
ama ben o gün bugüne göre biraz daha fazla safdım süzme kıvamında
niye dalga geçtiğini hiç anlayamadım süzm beynimle
o çook şıktı çokda beğenmiştim ama bende evdeki en şık elbiselerimi giymiştim daha iyisi olsa onu giyerdim en iyisi buydu işte niye dalga geçmiştiki?
tırnaklarım parlamasada hep keserdim tertemizdim
üstelik pabuçlarımda yırtık bile değildi:(
yıllar sonra anladım benim orda aslında a ayeşeninkiler ne güzel benimkiler demode deyip fesatlık etmem gerektiğini yada ezik büzükleşmem gerektiğini
göründüğün gibi ol olduğun gibi görün felsefesinin hazretlerinin zamanında kalmış olduğunu
ve bir kadının sadece kadınlar için fit ve güzel olma çabası verdiğini
şunu bunu
şimdi kalmış oturmuş bi yerlerime yazıyorum demekki
bizde öğrendik o eteklerin nasıl küçüldüğünü,saçların fön denen aletle diskotopu gibi parlak ve güzel olduğunu,ve tırnakların cila marifetiyle parladığını
öğrendikte nolduki

şimdi çıkma kızım karşıma yoksaam
o bir zamanlar beğenmediğin hakir gördüğün o köylü kızı beni
m benim diyicem
60 model şapkamı firlatırken takma kirpiklerimden yaşlar süzülecek

işte her neyse dönelim 2011 e ayşe çıkma karşıma zira aynaya bakıyorumda her halükarda sallarım seni donumda
:)))))

(çok ayıp oldu ama napıyım çok yaralamış beni )

1 Şubat 2011 Salı

Hangi Vakitlerde Hangi Şarkılar Çalınır Kulaklarımda


Benim için kendimi bildim bileli müziksiz
olmaz o l a m a z
o yüzden belkide, benim bi hatıra defterim yada günlüğüm olmadı.Hep şarkılarım oldu.Hayattan not düşebildiğim,her dinlediğimde tarih: 01.02 bilmem kaç, olay şu bu
 döküman tadında kimsenin okuyamadığı,
cigabayt migabayt sınırı olmadan istediğini kaydedebildiğin,
sadece veri bazında değil,
bir koku
 bir ses
 esen bi rüzgar
 o ana dair ne varsa günün teknololisinin bile elvermediği ölçüde bi kayıt yöntemi benimki.

bugünlerde hava ,soğuk hava buzzz
dışarda yatan insanlar ve hayvanlar için içimin cız dediği günler
gece uykuya dalmadan önce tavana bakıyorum bir soba hayal ediyorum
 küçük deliğinden çıkan kıvılcımlar tavanda oynaşıyorlar, o tatlı çıtırtı eşliğinde,
yün yorgan altında,yastıklarda evin kokusu (o zaman daha yumuşatıcı falan yok:)
saçlarda şampuan kokusu ve sırtta acı
anne yine bol bol kese yapmış üstüne kaynar suları boca etmiş ince olan deri dahada incelmiş ama mis gibi olunmuş.
şimdi ne kadar yıkansamda o kadar temiz hissedemiyorum
sırrı annemin kesesindemi acep
neyse
ve kulağımda bu şarkı
geçtik
uzun zaman sonrası
yürümekten yorulmuş ayaklar biraz daha büyük biraz daha yorgun bir vücut 
ve 
ne vakit  yağmur başlasa bu şarkı
(hiç istanbula gitmemiş birisi için absürd ama ne biliyim bi iyot kokusu burnumda boğazda martılar vapurlar falan gelir gözümün önüne
                                 daha bir sürü şarkı ve birsürü hatıra,ama mevsim malum                                                                     yağmur ve kar
ve benim bugünlerde kulaklarımı çınlatana şarkılarım bunlar