29 Kasım 2012 Perşembe

Twitter dan Aşka Dair Dökülenler



Kadınlar duyduklarına aşık olur, Erkeklerse gördüklerine. O yüzden kadınlar makyaj yapar, Erkekler ise yalan söyler

Sensiz nefes alamıyorum diyen sevgili, günlerdir kimlerin suni tenüfüsüyle yaşıyorsun!.

Hatırlamak İçin Bir Hafızamız Olmasına Rağmen Unutmak İçin Hiçbir Şeyimizin Olmaması Hayatın Bize Attığı En Büyük Kazıkdır bence

Sevginin azı çoğu olmaz ...-Ya adam gibi sonuna kadar, Ya da bi sürtük gibi sabaha kadar...

Arkamdan oynanan oyunları görmüyorum sanmayın. Sadece çocukların beyin gelişimi için oyuna
ihtiyaçları var, müsade ediyorum.

Aslında herşey, tükenen bir kaleme tükenmez dedikleri kadar yalan


Neymiş,Efendim Birini Seviyorsak Serbest Bırakacakmışız, Dönerse Bizimmiş Dönmezse Hiç Bizim olmayacakmış.Güvercin Besliyoruz sanki

Yetimhanede Yaşayan Küçük Bedenlerin, Ranzalarına Yazdıkları 'Anne' Kelimesi Kadar Masum Olmalı Bence Aşk..."

Yüz Dilde ''Seni seviyorum '' Desen Ne olur..? Bir dilde "Adam Gibi Sevmedikten Sonra"

Yuvayı dişi kuş yapar, kuşuna hakim olamayan bir puşt ise yıkar.

Kimse benimle oynamıyor diye ağlayan çocuk ! Sen büyü hele, Bak ne oyunlar oynayacaklar seninle.

O kadar yoruldum ki artık hayattan Yoldan geçen bir taksiyi çevirip; 'Uzaklaşan hayallerimi takip et.' diyesim var

Bir aptalın sizi öpmesine izin verin ama bir öpücüğün sizi aptal etmesine asla!

İnsan; Geçmişin hasretçisi, geleceğin özlemcisi, yaşadığı anın şikayetçisidir".

Kadın sevgi uğruna herşeye hazırdır, hatta sevişmeye de. Erkek ise sevişmek için herşeyi feda etmeye
 hazırdır; Sevmeyi bile !

Eski sevgililerimin hepsine 14 şubatta kandil mesajı atıcam .. Aşka gelmediler bari imana gelsinler ;)

Dünya Nüfusuna Göre Her Erkeğe 3 Kız Düşüyormuş. Benim Hakkımı Kim Yiyorsa Haram Zıkkım Olsun..Emi

Sevgilileriyle Öpüşürken Fotoğraf Çekilip Facebook'a Koyan Gerzekler,Gerdek Gecenizi 4 Gözle Bekliyoz ona göre..

Bir Bayanın Gözyaşının Akmasına Sadece Soğan Değil, Bazen Bir "HIYAR" Da Neden Olabilir...!

 80 yaşındaki amca rusya'ya vize kalktı diye seviniyor.sanki vize kalkınca herşey kalkacak .''

Yürürken yere düşmüş bir kız gördüm, hemen koşup kaldırdım… 3 kere öpüp kenara bıraktım… nimet lan sonuçta, günah…

Her kadına sahip olmaya çalışan adam bir kadına hasret kalır ! Bir kadına sahip olan adam; Her kadını kendine hayran bırakır.”

Hesabını veremeyeceğiniz işlere kalkışmayın.. Öteki tarafta bulaşık yıkatmıyolar.

Erkeklerin kalpleri yerine cüzdanlarında yaşayan kadınlar, ruhları yerine kalçalarının okşanmasına razı olmak zorundadır.

İlişkiden ilişkiye koşup 'doğru insanı bulamıyom ya' diyen insan, bulamazsın çünkü sadece
operatörün değişiyor, numaran aynı, öküzlüğün aynı.

Alt yapısı olmayan bir şehir gibiyim..ne zaman hüzünlensem gözlerimi su basıyor. ve ne zaman seni düşünsem, kalbimin trafigi aksıyor.

Son model bir 'bencillikle' uzaklaşıyorsun. Bu kadar hızlı gitme derim , ilerde 'yanlızlık' çevirme yapıyor..

Ey Yalnızlık ! Herkesin koynuna girip çıkarsın da, Bir tek benimle mi düzenli bir ilişkin var...

Ekmeğime hoşçakal sürdün ya sen, ben şimdi 'aşk' karınla ; sana, ne şiirler yazarım...

Duygularımı protesto ediyorum .. 'AŞK' lık grevindeyim..

Defolu şehirlerde ihraç fazlası kadınlarsa payına düşen, senden önce öpülmüş dudaklarda sana dair cümleler aramayacaksın.

AŞK " Namaz kılmaya benzer,Niyet ettikten sonra etrafa bakılmaz

Gitme zamanı gelmişse 'dur' demenin; Zaman geçmişse 'dön' demenin; Ve aşk bitmişse 'yeniden' demenin. Hiçbir anlamı yoktur.

Demek ki AŞKIN Ölçüsü de Varmış.. Öyle Olmasaydı Eğer, Her Defasında BOYUMUZUN ÖLÇÜSÜNÜ ALMAZDI...

Hayat bizi dört işlemle sınar;Gerçeklerle ÇARPAR, Ayrılıklarla BÖLER, İnsanlıktan ÇIKARIR ve En sonunda Kendini TOPLA der

Annem 'Küçükken Yaramazdı' Derdi..bana.... Evet Anne Küçükken 'Yaram' Azdı.

Şimdi bir lades kemiği gibi ikiye ayrıldı aşkım sakın dokunma bana yaptigin herşey aklımda


Aşık olduğunuzu hissettiğiniz anda panik yapmayın hemen bir yere oturun derin nefes aıln ğülümseyin katilinizle tanışmanın tadını çıkartın


''Seni seviyorum'' kötüye kullanımdan dolayı tedavülden kaldırıldı. Piyasada dolaşanlar sahtedir, kanmayın..!


Nerede bir YALNİZLİK görsem,Ucundan alirim bi'parça.Sahibine AĞIR gelmesin diye.


Unutmak zaman ister demiştim, yanılmışım..Zaman değil yürek istiyormuş.. Oda sende kaldı..
Aşk iki kişiyle oynanır, ve iyi olan hep kaybeder.

Ben estetik cerrah degilim . Kimse benden götünü kaldırmamı beklemesin;

Babaanne, sen evlenirken dedemden elektrik aldın mı?... Babaannem: Yok yavrum bizim zamanımızda gaz lambası vardı..

Eski sevgilimi gördüm sokakta . . Dedi ki :ben hala eskisi gibiyim. . Dedim ki :kusura bakma ben eskici değilim


Kız dediğin İstanbul gibi olacakmış; fethi zor,fatihi tek!"O İstanbul'a günde kaç milyon kişi girip çıkıyor ondan bahseden yok!

Ben Prensesi bulmak için elinde ayakkabıyla gezip durayım.. Sen Prensi bulmak için kurbağa öpüp dur, Nah buluruz biz birbirimizi


Erkekler mi daha akıllıdır kadınlar mı ? Elbette ki kadınlar. Çünkü bacağı güzel diye, hiçbir kadın askıntı olmaz bir erkeğe.


Sen, bir matematik eşitsizliğinde bilinmeyensin // Anlaşıldı; 'yalnız bırakarak çözeceğim seni'..

Dünya ahiret 'acımsın' artık !


Kirli bi çocuk yüzüyüm kapında; ama dünyann en temiz gözleriyle bakıyorum sana. "Şeker değil istediğim, yüreğini koy avuçlarıma."

19 Kasım 2012 Pazartesi

Loraks

Çocuklar için yapılsa da biz büyüklerin ıskalamaması gereken filmlerden birisi loraks.Henüz izlememişseniz bi göz atın.Bir şehir düşünün herşey mükemmel bir yanda güneşlenirken diğer yanda kayak yapma imkanının olduğu alt yapı üst yapının sınırsız olduğu bir yer, lakin bunların hepsi plastik.Gerçek ağacın nasıl birşey olduğunu şehrin yaşlıları biliyor sadece.



Böyle bir ortamda kaybolan ağaçların esrarını çözmeye çalışan bir çocuğun başından geçen bol aksiyonlu bir hikaye

İzlerken bana nedense şu inşaat firmalarının döne döne yayınlanan reklamlarındaki projelerini anımsattı.
Balkonda orman keyfi DANN
Terasda taze domates FLAŞŞŞ FLAŞ 
Evinizin önünde niyagara şelalesi GÜRÜLLL 
altına baktığında hepsi naylon hepsi sunni,o koca binayı dikecek nal gibi,  banada balkonda saksıya diktiği ağaçla orman keyfi yaşattıracak vayy görüyon mu fanteziyi. Bişey içiyorlar bence bu projeleri yaparken garanti ,müşterisi de almaya gelirken içip geliyor.Yoksa hangi mantığa sığar ki?Hangi sağlıklı insan evladı bunun şişme bebekle yaşanan aşktan farklı olduğunu iddia edebilir ki?Bir gün dünyanın tamamen içine çıçtığınızda ben hala yaşıyorsam bana da ayırın len bende içecem o içtiğinizden.

13 Kasım 2012 Salı

Beş Duyu Organımız Var




Sabahın sekiz buçuğu hava yağmurlu puslu, işi olmayan adamın aklından zoru olmazsa yataktan çıkmayacağı bir gün.Dişçisi artık sgk bünyesinde çalışan bendeniz hastanede sıramı bekliyorum.Ben hastane sevmiyorum söylemiş miydim?kim sever ki? demeyin yıllardır gördüğüm ve anladığım o ki hastane bağımlısı mı desem müdavimi mi desem, teyzeler var.Haftanın en az bir iki günü buralarda bunlar.Benim ortaokul yıllarımda sabahtan akşama uzayan muayene ve ilaç kuyrukları olurdu bu hastanelerde, o vakit,elinde şişi orlonuyla ne teyzeler gördüm.Belki bende devamsızlık yapmasam ne hırkalar örüldü görecektim lakin dedim ya ben hastane sevmiyorum.
Bu teyzeler hastanelere öyle ben gibi,aval aval gelip giden tipler değiller.Orada harcadıkları zamanda diploması olmayan bir dahiliyeci bir eczacı yaratmışlar icabında.Karşımdaki ekranda adımın ve sıra numaramın yazmasını bekliyorum gözüm ekranda kulaklarım arkada

 -Sen napan ya dişmi dakının?
 -Yok benim diş ağrır aşamları beynim filan fırlayacak gibi olur
 -Hap içseydin içmen mi?
 -İçtim içmemmi hiç faydası olmayor
 -ağrı kesicimi içtin sade
 -he
 -olmaz antibiyotiğnen ağrı kesiciyi beraber içsen keserdi
  -ha
  -ya
  -ben pek hap içmem benim böbrekler kötü ondan
  -ha o zaman başka
  -Gözümde görmez ekranda yazanları gaç numara yazıyor
  -Daha 8 de  
 -gözlük dakman mı?
 -Doktur verdide dakınamadım çıkardım attım
 -Gözlüğü dakınamıyosan dişde dakınaman alışaman sen

45dakikalık sohbetin 5dakikalık kısmı bu

neymiş

1-Bazı durumlarda ağrı kesici sek içilince yeterli olmazmış
2-Gözlük kullanamayan bünye tüm protezlere tepki verebilirmiş

Teyzeler için bi pratisyen hekim neden tarkan gibi bir star,doktorum programı bu ülkede neden tuttu, herşey ortada
Tıp fakültelerinde bi bölüm açsalar bu teyzeler gider gibi geliyor
Bilmem ne hoş diyaloglar olurdu

-Ayşe gıız Allahın gahrına uğrama emi statoskopu mercimekli köftenin yanına goyma dimedimmi gaç kere
-Emine o geçen virdiğin ağrı kesici pek iyiymiş.İçer içmez ağrı böle ifil ifil indi gitti bacağımdan aşağı
-Onu bide şunla karıştırda içi anandan yeni doğmuş gibi olun valla
-vallamı gı Allah senden razı olsun

:))))ben kaçıyım susmaz benim kafamdaki teyzeler...Sıhhatli günler olsun



6 Kasım 2012 Salı

Biz Size Geldik Bitlendik Paranitle Temizlendik

İnsan çocuğu olunca kaseti tekrar takıyor, baştan yaşıyor sanki her şeyi.İlk yapbozunu tamamlayınca duyduğu- Allahım ne zekiyim hissi,İlk hayal kırıklıkları,lk defa karşılaştığı her şeyde gözbebeklerini büyüten heyecan...
 Bak ne güzel kaptırdım gidiyorum duygusalmıyım lan ben:(neyse çıktım İbrahim Sadri modundan ve bu ilklerimizden birisiyle bu hafta karşılaştık tanıştırıyım oğlum/bit-bit/oğlum

hoş ben arkadaşın sirkeleriyle karşılaştım, arkadaş ışıkta kaçarmış yazın bi köşeye,diğer resim yumurtaları sirkede denilir.Bunlar ışıkta falan kaçmıyorlar son raddeye kadar cesurca çarpışıyorlar.

Bitle benim tanışıklığımız uzuuuun yıllar öncesine rastlar.Ben ilkokuldaydım annem hastaneye kaldırılmıştı onun yokluğunu bu arkadaşlar doldurmuştu sağolsunlar(töbe töbe)
Hayatta en hoşlandığım şey saçlarımla birilerinin ilgilenmesidir.Kuaför olur,okşamak olur...

O günlerde Annem 5 günlük ayrılığın ardından yanımdaydı hemde yanıbaşımda bir elinde sinek ilacı bir elinde tarak ne hasret gidermiştik.Bidaha o kadar ilgilenmedi saçlarımla okşamadı bi güzel.O yüzden pek önyargılı değilimdir bu meletlere karşı ama ne varki kendi çocuğunda karşılaşınca işler değişiyor.
Lan bi lokma oğlumu size yedirtmem şerefsizler
nidasıyla atladım ilkin.


 Sonra nerden çıktı bu dedim.Yıl 2012 ama benim bıraktığım günde kalmamış bu bit cemaatı.Ben üniversite okudum iş güç sahibi oldum o yerinde mi kalmış.Oda kendisine koca bi sektör yapmış

şampuanları,spreyleri şusu busu:)15 dakikada hemde içinde hiç ama hiç böcek ilacı içermeyen bu spreyle bu dertten kişisel olarak kurtulmanız mümkün.
Lakin kaynağı kurutamazsanız bu geçici bir kurtuluş oluyormuş.Bende bundan mütevellit okulu aradım öğretmenimizi bilgilendirdim.Ona kimse böyle bir şikayetle gelmemiş bir kaç ihtimal sıraladık karşıklı

1-Bu bitler oğlumun kişisel gayretiyle oluştu (titiz bi çocuktur elini ayağını düzenli yıkar falan filan)
2-Okulda birilerinde oldu lakin bundan çekinip okula haber edilmedi (bundan utanılır mı bilmiyorum utanmamak lazım gibi geliyor toplum içinde yüzlerce kişiyle temas ediyoruz bi şekilde, birde temiz saç derisini severmiş bunlar, bana gelmemiş olması yüreğimi burkmadı değil:)
3-Hala okulda mobil halde bitli kafalar dolaşmakta ve kimsenin haberi yok
(en fenasıda bu hadi benim oğlumun üç cm lik saçında arınması kolaydı lakin kızların o uzun saçlarını düşününce bi kaşıntı geliyor bana)
   Ha bide nasıl anlarım kısmı varki ,sürekli kaşınmasını beklememek lazımmış benim oğlum ara sıra elini kafasına götürüyordu. Bi anlık şüpheydi umursa masam kaç gün sürerdi yada kaç gündür vardı onu bile kestiremiyorum.Sürekli bi kaşıntı olmadan da oluyor muş yada bizimkiler daha olgunlaşmamışlardır bilmiyorum.
   Oğlumun kafası ilk günkü kadar temiz şu an, ama nerelere ne kadar hatıra bıraktığından emin olmadığımdan evde ne var yoksa yıkıyorum.Kendimi ilaçlıyorum. Ama kaynağı bulmazsak hep bu tehlikeyle sanırım karşı karşıyayız.Bu post uda hayatında hiç bitle karşılaşmamışlara bilgilendirme amaçlı olsun,bilenlere de hatıraları canlansın diye çızıktırdım tavsiyeleriniz varsa beklerim kaşıntısız günlere içelim:)

Hanimiş;günlerden bir gün oğlumun yüzünü silmem için uzatılan ıslak mendile burun kıvırmış hıh onu ben oğlumun poposuna bile sürmedim suratına mı sürecem demiştim sen onu pişik bile olmadan büyüt sonra bitlensin.Titizin dibi bile olsan bitlenebilirmişsin.Hatta buna gülebilirmişsin ,oğlunun biraz daha büyüdüğünü hissedebilirmişsin Allahım annelik bumu eksik tahtaların komple gevreme hali

31 Ekim 2012 Çarşamba

Bugünlerde

Bugünlerde
Yazın yorgunluğu,ruhun bedeni terketmesi gibi, ılık ılık üşüterek vücuttan çıkıp gidiyor sanki.Doğa yazdan kalma neyi varsa silkelemeye başladı,
güneşin en yalancı olduğu mevsim,yüzünü gösterse de sanki kendisini bile ısıtmıyor.Bu mevsim buralardan çoğu insan göçüp gider. Camide sabah öğle arası iki üç kere sala verildiği olur.Sanırsın Azrailin hasat mevsimi.Evler üşür,insanlar üşür en çok da ben, bide mouse tutan elim:)İlerde ilk romatizma olacak uzvum sağ elim olur herhal.Neyse romantizmi kaçırmadan devam edeyim.Bu mevsim gelir benim soba ocak krizlerim ankastreli daireler dileyenlerin olsun derim.Bana bi ocak, olmadı soba olsa, yaksam çıtır çıtır, çayımı demlesem döksem sıcak sıcak içsem,dışarda gök delinse yağsa gürlese, patlasa flaşlar kara bulutların arasında bizim evden çıkan karede bu olsa  ateşin başında üç deli yürek, üç nazlı çiçek, bedirhan nazlıcan bide suphi:)
          Kurban bayramı geçti gitti,yorucudur bu bayram birazda masraflı ama düşününce ete hasret kaç çocuğun karnı doydu melekler gibi huzurlu uyudu işte o vakit tüm yorgunluğa değiyor.Önümüz kış umarım kimse evinde yuvasında üşümez aç kalmaz.29ekim hemen bayramın arkasından ikinci bayram oldu.Cumhuriyet bayramı daha bi çoskulu geçti bu yıl.Benim gibi herkesin ihtiyacı vardı sanki milli manevi coşkuya kadıköyde olmak vardı olmasa da gönüller birdi.Bayramlarınız bayram tadında olsun takvimde kırmızı puntalı günlerden ibaret olmasın.Gönüllere kırmızı çiçekler açtırsın umarım

25 Eylül 2012 Salı

O Türküler Biraz Daha Acıtacak


Bana türküleri sevdiren usta Neşet Ertaş aramızdan ayrılmış:( Allah Rahmet Eylesin,hiç unutamayacağım birisi daha mekan değiştirdi yeni mekanı cennet olsun...

15 Eylül 2012 Cumartesi

Kış Hazırlığı 1

Kış herkese farklı farklı geliyor, kimisine sonbaharın çöken kasvetiyle,kimisine yazdan kalma rehavetiyle,kimiside ben gibi sabahları üşüyünce- noluyor kış mı geldi diyor:)
Evet geliyor çaktırmadan usul usul.. Gündüzler hala çok sıcak buralarda fakat geceleri ve sabahları sıkı bir ayazla uyanıyor,üstümüzdeki yazdan kalma pikelere daha sıkı sarılıyor, beş dakikacık daha uyusam diyoruz.
     Benim için okulların açılması milattır, tamam kış başlamıştır dediğim tarihler tamda o vakitlerdir.Bu hafta kreş yolu beklerim vay benim emeklerim türküsü eşliğinde kaynaştırma eğitimi denen iki saatlik etkinliklere katıldık.Anne,anneanne,baba,bakıcı teyzelerden oluşan kalabalık bir yetişkin gurubu ve onlara eşlik eden bacaksız şirinlerle kaynadık kaynaştık.Önümüzdeki hafta dumanımız soğumadan iştahımız kaçmadan okula devam edecek olursak benimde okullu bir bebem var diyeceğim.(inşallah maşallah)Yaklaşık bir buçuk senedir yaz kış ofiste beraberdik.Maceralarımızı yazsam kesin çok satan listelerini sallarım:)
Garip çalışan kadroları,psikopat patronlardan sonra bu dediğim ofiste çocuk büyütmece çok absürt bir macera oldu.Size tavsiyem yeni anne baba olmuşsanız az büyüsün ofise götürürüm falan diyorsanız yada       ev-ofis bi düzende işinizi devam ettirecekseniz çocuklarınızı usturuplu sevip şımartın anacığım yoksa yanınızda bir misafir varken koşup gelip -annne pırt yaptım koklaymısın diyebiliyorlar.Aman diyeyim akıl sağlınızdan şüphe edenler olabilir:)Neyse kitaba saklıyayım diğer hatıratları ...
 Bu hafta okulda velilere çocuklara uzun uzun bakma, kafada kurmacalara bol zamanım oldu.İçine kapanık çocukların yanında tüh tüh bak gördün mü diyen evhamlı anneler,Fırlama yada anasının gözü denecek çocukların yanında kaya gibi sağlam bir kaşı havada kadınlar vardı.Bu bir rastlantı olmamalı diye geçirdim içimden.Hayat acaba hangi noktada o çocukları kıvama sokar diye düşündüm.Herşeyin uçları tehlikeli geldi bir an,keskin sirkelik,çakallık gözü açıklıkta kendine yarar başkasına zarar ,fazla sessizlik ensesine vur lokmasını al karakterlerde bünyeyi tüketir bi yerde dedim. Bi ortası bulunur lakin kaç tecrübeden sonra kaç kazıktan,kaç burun sürtmeden sonra dedim içimden.Keşke organ nakli gibi çocuklara tecrübelerimizi aktarabilseydik canları hiç yanmadan, yok yok o zamanda bu kadar etkili olmazdı ezberlenen bir metin gibi hafızaya etki eder lakin karaktere etki etmezdi dedim amma kurmuşum dimi? ah analık zor işte

       Neyse bugünlerde kırtasiyeciler,okul formaları satan yerler kadar kalabalık bir adres daha var ki semt pazarları (fox tvnin haberleri gibi oldu cümlem ya neyse)fiyatlarda ateş pahası kalabalıkta, kadınlar son turfanda şu bu deyip pazarları yağmalıyorlar resmen.sebzenin en tatlı olduğu bu zamanlar artık havalarında serinlemesiyle turşuluk,salçalık,konservelik,kurutmalık neler yoktu ki pazarda.


Ben bloga hiç yemek tarifi koymadım ama bu kışlık hazırlık serisini koyacağım belki birilerine faydam olur diye.Kışın benim en çok eksikliğini hissettiğim şey domates tir.Size de kış için domates konservesi nasıl yaptım bahsedeyim dedim.İstediğiniz kadar domates alıp bi güzel kabuklarını soyuyor yemeklik doğruyor az yağda fık fık kaynama sesini duyuncaya kadar kaynatıyorsunuz sıcak sıcak kavanozlara koyuyor contalı kapakları sıkıca kapatıyorsunuz ters çevirip koyuyorsunuz 1 gün sonra istediğiniz yerde düz bir şekilde depolayabilirsiniz benim balkonda minik bir dolabım var orada muhafaza ediyorum hepsi bu kadar, kışın yemeklerde çorbalarda mis gibi domatesiniz oluyor.Ağzını açtıktan sonra dolapta 1 hafta muhafaza edebilirsiniz.Domatesten önce biberleri sarartır üstüne domates ekler kaynatır yine sıcak sıcak koyup ağzını kapattığınızda da melemenlik biberli domateslerinizde kışa hazır oluyor.Kışın biraz soğan kavurup melemenlik konservenizi ekliyorsunuz yumurtasınıda kırdınız mı banıp banıp yiyebilirsiniz afiyet olsun efendim

24 Ağustos 2012 Cuma

Bayramın Tatil Hali...

Dinlenmeli eğlenmeli oluyormuş lakin
 Bir bayram şekeri yiyememek
-Baklavanın yanına tuzlu yaprak sarması almaz mısınız içinizi bastırır
lafını hiç duyamamak
O yılın bayramlık trendini bilememek varmış.
  Herkezin kısa donuyla parmak arası terliğiyle gezdiği memleketlerde bayram olmuyormuş meğer :)
Biz nerdeydik;minicik bir köyde,dağların yeşil,gökyüzünün denizin masmavi olduğu,yazlık siteleri, küçük bahçeli köy evlerinin olduğu Turizm sektörünün dokundurmadığı yerlerden birisinde.Bu bir avantaj mıdır dez avantaj mıdır tartışılır.Ne var ki turistleri görmediğime üzüldüm desem yalan olur...

   Bloglarda blog sahibinin muhakkak bir ayak resminin olduğu kolajlara ita fen hazırladığım
                 "nazar etme nolur çek rötuşla seninde olur"
konulu fotoğraflarım ve uzun yol hikayesi tadında kesitlerle karşınızdayım efendim
Yol boyu duvarlara beton künklere yazılan bu bel fıtığı yazıları eşlik etti bize ama ne varki anayolda fotoğraflama imkanı bulamadım design by ters pabuçlar yani:)Tıp dünyasına yeni bir boyut getiren yurdum insanı sağolsun
terspabuçlar
Resim yazısı ekle
Ayaklarım dert görmesin konulu çalışmam:)
 Adalarda 5mt lik kıyıya beton döküp adını beach clup koyan girişindede kelle başı 30tl para isteyen amcalara selam olsun deniz analarıyla size mutluluklar dilerim ahanda Allah vermiş kulda kirletmemiş zimmetine geçirmemiş bildiğin hayrat, gel sende yüz, gözünüz beach clup görsün
Münferit olaylar haricinde bayram sakin ve huzurlu geçmekte diyordu radyodaki spiker, meğer Kıbrıstan mış yayın.Benim ülkemde acı gözyaşı bayramdada devam ediyormuş:(

 Tutan balıkçının pişiren kocanın salata ve sofrayı kuran ben denizin ellerine sağlık,Apartman canlıları için mangal yapmanın imkansız olduğu yerlerden ,balkonda barbeküsü olan bahçeli bir evde ormana baka baka sofra kurmanın tadı paha biçilemezdi.Davetsiz misafir kontenjanından ziyaretimize gelen üç tanede kedimiz vardı
 Bu yaz beni bıkmadan usanmadan taşıyan emektar terliğim.Halinden hala memnun sen gez yeterki benim işim bu,yorulmadım der gibi bakıyor:P

Yanıma bir roman almıştım sahilde okuma hevesim vardı:)Ama simit,kürek,kova derken hiç aklıma bile gelmedi bol bol kumla oynadım

Tatilin özlü sözü koca kişisinden
"Neylerim gitmeleri gelmeleri olmayaydı"
Bildiği tek şiirin istiklal marşı ,okuduğu şeylerin maliye sigorta yayınlarından ibaret olduğu bir adam için çok duygusal şiirsel bir laftı yaşlandıkca içinden bir Atilla İlhan çıkacak inşallah maşallah :)

17 Ağustos 2012 Cuma

Bana Her Gün Bayram da....


 Bu Ramazanıda devirdik sayılır yarın nasılsa geçer.Alt üst olan gece uykuları,rüyamda sürekli oruç olduğumu unutup bişeyler yediğim konulu skeçler nihayet son buluyor.Bayram bol el öpmeli mi olur yoksa deniz-kum-güneş üçgenin de mi olur şimdilik muallakta ama ne olursa olsun bayramlar güzel olur.
Sizinde bayramınız güzel olsun,hayırlı mübarek olsun....

26 Temmuz 2012 Perşembe

Bir günde 83 Euro Kar Etmek

 Her zaman alışveriş için bakındığım pasajımsı,outletimsi bi yerdeyim.
Türkiyede üretilen yabancı markaların ihraç fazlalarının yada defolularının olduğu bir dükkan var sürekli uğradığım.Kenar askılarda normal,orta sepet defolu ürünler satılır.
Bu orta sepetteki ürünler 3,5 tl dir ve iadesi yoktur:)
Etrafındaki kadınlar harıl harıl karıştırırlar buldukları tişörtleri şöyle bi havaya kaldırıp sağ omuz sol omuz çekiştirirler olmadıysa fırtlatıverir,beğendiyse omuzlarına attırıverirler.Sonra tam gaz aramaya devam.İki elin yetmediği mekanlar vardır, burası tamda orası...
-ha giymezsen toz bezi yap ayşe, 3-5 lira paramı
-yeride iyiymiş nurten azda yakası kapalı olaymış iyiymiş
derler genelde
öyle hakikaten
-bende dışarda giymesemde evde giyerim zaten iki güne bi yerine çamaşır suyu falan sıçrar diyor alıyorum.Teyzelerinde dediği gibi yerleri hakikaten iyi mallar bunlar:)

Daha önce iki tişört almıştım burdan birisi more&more diğeride Caroll diye bir markaydı birisine 10 lira diğerine 5 lira vermiştim.Ha gelipde netten bakmasam markalardan falanda haberi olan bi tip değilimdir ki bu iki markada kendi çaplarında ünlü markalarmış birisi alman diğeri fransız markasıydı sanırım.


Böyle günlerden bir gün;
  Gözüme bi tişört ilişiyor sağına soluna bakıyorum deliği falan yok, içimden olmadı toz bezi yaparım diyorum:)3,5 tl mi ödeyip alıp çıkıyorum.


Sonra netten tişörtün markası hangi ülkeye aitmiş diye bi bakınıyım diyorum o da ne !
benim tişört zadig&voltaire diye bi markaydı hangi ülkeninmiş bulamadım ancak bu sezonun ürünüymüş ve sitelerinde satıştaymış fiyatıda 85 euro :)
85 euro 3,5 tl -3,5tl 85 euro
çarpıyorum topluyorum :)Görüntüler geriye doğru akıyor nasılda karıştırmıştım tam karşıdaki teyze beğenmemişti belki fırlatmıştı,yumurtaya can veren rabbim kader kısmet bu olsa gerek diyorum.
    Allahım Allahım nasıl bi sevinç anlatılmaz,tam bir neye sevineceğine şaşma durumu,tişörtü nereye koyacağını bilememe,aman yıpranmasın diye nasıl yıkasam acep diye düşünme halleri,beş dakika önce milletin elini değdi yıkamadan dokunmayayım derken tekrar tekrar giyip çıkarma halleri:)

-bugün tam 80 küsür euro kar ettim demesi ayrı bir sevinç
-Tekstil sektörüne attığım kazığın büyüklüğü !ayrı bi sevinç
-herhangi bi defosu olmayanları 10 tl ye satıyorlar benim tişörtümdede yok üstüne üstlük 3,5liraraya almışım tam burda ettiğim 6,5 tl lik kar ayrı bi sevinç

Şimdi ne vakit aklıma gelse
ağzım kulaklarımda aris arparis önümüze gelene çarparis nidalarıyla seke seke yürüyorum

ha unutmadan olmadı tahta bezi yaparım ihtimalini düşünce (sümme haşa nimet çarpılırım valla)
85 euroluk toz bezim olmasıda ayrı bi sevinç :)

Allahım sen akıl fikir ver bu kuluna yarebbim
Ahanda tişörtüm giymelere kıyamadığım

24 Temmuz 2012 Salı

Upps Çok sert Hatta İvana Sert:)


Dört gündür bi post gireyim olmadı Ramazanınız mübarek ola diyeyim diyorum.Nerdeee daha sabah sabah pil bitmiş oluyor, akşama cesedimi poşetsiz sürüye sürüye götürüyorum atıyorum banyoya az ıslatıyorum dirilir gibi oluyor uzanıyorum saniyeler sonra sobanın üstüne dökülmüş su misali duman duman tüterek kuruyorum.Açlık hissinin susuzluğun yanında adı bile geçmiyor.İftar oluyor, su içmekten yemeklere yer kalmıyor miğdede, sonra varil kıvamına gelince devrile devrile sofrayı toplamaya çalışıyorum.Bulışık makinasının sepetine kaşık çatal yerleştirmek bi üçlük atmak kadar zorlaşıyor.Akşam saatleri olmasına rağmen ev gram serinlemiyor bıyıklarımız terliyor:)Halıların altında sanırsın bi ekmek fırını var durmadan harlıyorlar ateşi:(

  Suydu ,karpuzdu,sıvı tüketimine bağlı olarak tuvalet trafiği hayli yoğun oluyor.Çay sadece esintili akşamların tatlı gülüymüş meğer o sıcakta cehennem ateşi yutmuş gibi bi his bıraktığından pek de keyifli olmuyor fakat yinede içiyoruz dayanabildiğimiz kadar.Çok yorgun geçmiş bir günün ardından sahura da kalkacak olduğumuzdan yatalım da biraz dinlenelim bari diyoruz.Evin tüm camları açık ama o perde kımıldamaz mı kımıldamıyor.Dön sağa dön sola derken dönmekten yorgun düşen beden bunaltıcı sıcağında etkisiyle az kendinden geçtiği sırada telefonun alarmı başlıyor.
 Gündüz ceset modundan akşam saatlerinde varil moduna geçmiş gece ise hafiften pelte kıvamını almış bedenimi sürüye sürüye mutfağa giriyorum.Işığın düğmesine basar basmaz gözüne far sıkılmış tavşan gibi kalıyorum ,buz dolabının su ısıtıcısının yerlerini ezberleyince bi sahur yemeği hazırlamak sanılandan daha kolay oluyor.
 Yedik içtik yattık derken bir saat geçiyor tüm gece tuvalete taşınarak boşalttığım mesanem 1,5 lt su ile tekrar doluyor.Perdeler yine kımıldamıyor.Ve bu döngü dört gündür böyle devam ediyor.
 Allah herkezin ibadetlerini oruçlarını kabul eylesin
 Bu sıcaklar bide benin oğlanın çenesi öldürmezse ölmem artık.İnsan beş dakikada bir sıkılır-acıkır -çişi gelir  mi ya?

İftardan sonrada tutturuyor bi oyun oynayalım diye  bi nesi var oyununu oynadık nerden oynadıysak bozuk plak gibi her akşam
-söle bakalım anne nesi var
-nesi var oğlum
 -karpuz
-yok oğlum öyle değil sen tarif ediceksin ben tahmin edeceğim karpuz olduğunu
-tamam tamam sor anne bi daha
-nesi var oğlum
-böle yuvaağlağı var
-karpuz mu
-afferim sana anne:)

Hayırlı ramazanlar...

18 Temmuz 2012 Çarşamba

Ters Pabuçlar İstanbul'da (1)

Her yaz sıkıldık be cıp cıp deniz kum güneş,tatil dediğinde birazda ekşın olsun azıcık diyenler buyursun efendim:)
Napolyon demiş ya dünya bir ülke olsaydı başkenti İstanbul olur du diye
ne denir doğru söze.
Önünde defalarca saygı duruşuna dursam,alınıp bu günlere kadar varlığına güzellik katanların ruhlarına 1536 kere fatihada okusam yetmezdi.Ama her gördüğüm yeni yer karşısında otomatiğe bağlamış nineler gibi fısır fısır dua okudum.Bu yıl İstanbul'a afet falan değmez gayri ahanda alayınızı okudum bide üfledim:)

Fatih'den sonra bireysel anlamda ilk fetihti bizimki ve ihtiyacımız olan gemileri haliçten kaydırmak için yağlı kızak değildi tabiiki de:)bir akbil birde müze karttı.Hemen edindik.Fethimize Sultan Ahmet taraflarından Bismillah çekerek başladık:)Yokuşlar sertti  converse lerime rağmen  hiç acımadan patlattı parmaklarımı ,olmadı parmak arası terlik giydim parmaklarımın arasıda patladı,sultanahmet civarında unutulmuş bi çantayı polis ekiplerinin fünyeyle patlattığını duyunca yeter ki kafalar patlamasın dedik yorgunluğuna rağmen merak ettiğimiz her yerini gezdiiiik gezdik.

Hayatımda yediğim en güzel balığı Eminönü'nde balık ekmekçiler de yedim,Dolmabahçe sırtlarından aldık kokusunu sokak kedisi gibi ilk önce oğlum balik baba balik yiyelim dedi yedik efendim.Yiyenleri hemen şutladıkları,masalara peçete bile koymadıkları, ikide bir çocuğun burnuma burnuma ıslak mendil uzatıp silmesen çıkmaz apla kokusu dediği bu mekan 5 tl ye ziyafet çekilirmiş dedirtti
not:silsemde çıkmadı o koku banyo yapıncaya kadar::)



Sigara içmek yasak olsada hayattaki en güzel toplu taşıma aletinin vapurlar olduğunu keşfettim.Kışın nasıldır acep dedim nasip belki bi kış gelirim kimbilir dedim.Yazın bile üşüdüğüme göre kışın totoyu kaç dakikada dondurur bakarız artık





 Girilmese de yüzülmese de bi şehre  denizin ne kadar yakıştığını en çok İstanbul da gördüm.


Havada bize torpil yaptı esti tatlı tatlı bknz dolmabahçe sarayının önünde havamız mütahavvildi.Hevalar nasıl olursa olsun sizin havanız mütehavvil olsun canlarım







Arkası yarın bilemedin öbür gün:)

26 Haziran 2012 Salı

İstanbul İstanbul Olalı

Bu yaz tatilini benim hep hayalini kurduğum ama bir türlü göremediğim şehr-i İstanbul da geçirelim dedik.Dedik de hep mi böyledir dedik şaşırdık kaldık dünden beri bütçemizin elverdiği oteller, misafirhaneler,kamuya bağlı konuk evleri ne varsa aradık taradık hepsi dolu 1temmuz 7 tem demeden yok doluyuz hanfendü diyor telefonun karşısındaki ses

Ey İstanbullular ve İstanbulu Fatih'den sonra fethedenler önerilerinizi bekliyorum bu hafta içinde.Mümkünse avrupa yakasında temiz nezih başımızı sokacak bi yer tavsiyesi ....

Not:Biliyorum Sezen falan duysa gelmedim kalmadım diye kırılır lakin neticede bizde 2,5 kişilik bir aileyiz ev ev üstünde olmaz şimdi:P

21 Haziran 2012 Perşembe

Ters Pabuçlar Sezon Finali Az Sonra Özetsiz (Tekrarı Yok)


Bende,yolda giderken burnuna mikrofon sokulunca
-efendimm ben genelde belgesel izlerim
diyen entel türklerdenim!

Haftanın her günü bir belgesel izlerim hatta 2  belgeselin çakıştığı günler olur da netten takip ederim .
bknz; cumaları,Adını Feriha Koydum-Yalan Dünya:))

Pazartesi  : Son
Salı          : Öyle Bir Geçer Zaman ki
Çarşamba : Kuzey Güney
Perşembe  : Fatmagülün Suçu Ne
Cuma        :Yalan Dünya
Cmt si Pazar evdeysem sör vay vır:))

Netten de Feriha ve sıkmazsa Bir çocuk sevdim i izlerim yada dinlerim diyelim.Gözlerimi o sırada çalışıyor olduğumdan başka bir yere vermişim sadece kulaklarım la takipteyim dir.
Evlendikten sonra tutulduğum bu duruma ışık tutma babında
Tamda burda kendi çocukluğuma inecek olursam önce tek kanallı bi dönem sonrasında pıtır pıtır çıkan özel kanallar vardı.Ve bizde televizyonun hakimi babamdı. Akşam ezanına müteakip eve girilen o yıllar babamla eve girer ve tv de her istediğimizi izleyemezdik:/
Türk filmi yasak niye?
-Saçma sapan şeyler bu kız bu oğlana aşık olur sonra bu kız ölür film biter gerek yok izlemeyin
 O dönem her ergen kızda olan potansiyel gazoza hap atılabileceği şüphesinin niye olduğunu çook sonradan çözdüm:)
Kemal Sunal filmleri küfürlü diye +25 muamelesi görürdü
Aynı zihniyet rtük de şimdi:) izlesemde anlamıyorum kesip atıyorlar.Sırf bu yüzden hababam sınıfının dvd sini almak isteyen benden başka bi türk evladı varmıdır acep.
Yeşilçam gelişmedi diye bi laf vardı ya bi zaman, hah işte bana göre sorumlularından birisi babamdı!

o zamanlar tüm haberleri izlerdik sonra nerde açık oturum var onu izlerdi.O zamanlar haber kanalı falan olmadığına ne kadar şükretsem azdır.7/24 bik bik de bik bik

Çocukken hadi neyse de sonra eşek kadar olduk uzaktan kumanda icat oldu ama bizim evde kumandaya da babam hükmetti.


Evlendiğimden beri ,belkide tüm tvsiz geçen yılların diyeti olarak babamın çeyizime aldığı 72 ekran tüplü televizyonumda memleketimin nezih insanlık halleri belgesellerini izliyorum bende


şimdi açığı kapatmak çabası mı dersin,görmemişin televizyonu olmuş mu dersin,yükselen dizi kalitesi mi dersin ne dersen de
işte hakim bey tüm bunlardan mütevellit benim "belgesel" çılgınlığım:)



yalan dünyadaki zerrine ve feriha'nın yengesi olan kadına çok güldüm bu hafta
zerrin bi pavyonda konsomatris ama şaşmaz repliği ile her gelen müşteriye
-annengiller babangiller teyzengiller nassı lar inşallah diyor.

Komedi dizisi olunca Nesrin in komşu gezmesinden eve dönerken pavyona düşmüş gibi hallerine bolca gülüyorum da
Adını Feriha Koydum dizisinde, Feriha'nın yengesi ,abisini yakın bir akrabasıyla boynuzlayıp kaçar sonra o adamdan da tekmeyi yiyince düşer batak hanenin birisine
sahne şu;eski kocası pavyonun kapısından konsomasyon yapan karısını izlemektedir
Karısı da kapıya gelen kocasını görünce
Bir hışımla yanında oturduğu herifi itekler
-bana baaak ben burada namusumlan çalışıyorum deyiverir
bu ne ya şaka mı dedim
yok gayet ciddi dram dizisi zaten "namusuylan konsomatrislik" nedir anlamayan bu kıdemli dizi seyircisinin bir
ricası var ; dramla komediyi karıştırmayalım canım bizde burada bi mesai harcıyoruz.Tamam 3 saat ekran başında beyin loplarında bi uyuşukluk oluyor lakin,ne atsan yer bu dizi seyircisi şeysi olmasın kaliteyi düşürmeyelim yani:)

Dipnot:Böyle dram dizileri oldukça Gülse Birsel çok komedi dizisi yapar gibi görünüyor yeni sezonlarda bekliyoruz inşallah

15 Haziran 2012 Cuma

Bende Senin

Ben seğnin hir halini beğeniyom valla bah !
Kaldırımda telefonda konuşuyor, trafiğin gürültüsüne inat yüksek bir sesle
Birisi duyarmı falan hiiiçç şeyinde umrunda değil
30lu yaşlarda
güneş kavurmuş tenini yurdumun yağız delikanlısını
Yüreğinide yağız bi hatun sanırım:)

Evlenip çekirdek çıtlatarak dizi seyreden ben sanıyormuşum bi sonerle aylin var memelekette meğer neler varmış peahh:))))

8 Haziran 2012 Cuma

Gündemimiz Kürtaj

Gündemi bol cancanlı ülkemin yeni mevzusu bu.Hararetli tartışmalara atlamayayım dökeyim içimide, kalsın burda  diye yazıyorum aslında.Dolgunluk hat safhada..


Ekranda anne karnında bir bebeğin 3-4 boyutlu görüntüsü dönüyorda dönüyor.Programlarda aydınlar,ilahiyatçılar,feministler,jinekologlar,psikiyatristler daha neler neler....


İnsansan birde kadınsan daralıyorsun.Biri demiş; yutamadıkları adem elmaları ile ine çıka- ine çıka bizi konuşuyorlar tamda öyle


Benim içimden geçenler ise;çiftleşme,sevişme olgunluğuna erişmiş herkes bi zahmet korunmasınıda bilecek!
Ha o korunma yöntemlerinin %100 korumaya yetmediğini de aklından çıkarmayacak!
Olduda hamile kaldı o vakit doğurmayıda göze alacak!


Ama ne varki her zaman bir hamileğin öznesinde karı-koca yada iki sevgili olmuyor.Tecavüzler,ensest sapıklar,daha neler neler.Dediklerime asla kendi rızasıyla cinsel ilişkide bulunmamış yada sağlığı doğuma elvermeyenleri katmıyorum bunlar apayrı bi boyutu bu işin.
Benim lafım anlık zevklere ihmallerini katıp sonunda soluğu doktorda alanlara...
Tabi bunlar benim doğrularım gündemden öncede sonrada değişmeyen doğrularım.Kimseyi bağlamaz.


Bu konu nerden tutsan elinde kalır cinsten herkezin doğruları yanlışları farklı .
    "Beden benim karışma, ister aldırırım iser doğururum"
    demek,çok insafsızca.
En acımasızınıda bugün duydum
"özürlü çocukları napıcaz onlarada mı kürtaj yapılamayacak" muhabbeti:(
Yarın özürlü olabilme ihtimali olan bu insanoğlu vicdanını aklını ne ara kaybetti?
   Bozuk çıktı bu ben geri iade ediyim diyen zihniyet, hitler kadar insanlıktan yoksundur benim nazarımda.
Bunun -ay bakması masraflı
      -ay psikolojim kaldırmaz
 türü tüm bahanelerin alayına biiiiip bip yani anlayana.


Öyleyken böyle bendeki durumlar..
Ben bu kadar karşıyken kürtaja, bu adamların konuya bodoslama dalması miğdemi bulandırdı.
"Her kürtaj bir uluderedir"de beni benden aldıııııı götürdü hayatımda duyduğum en dandik laflar top 10unuda 1 numeroyada oturdu:/


 
Yasaklanma geldi gündeme son tahlilde..
Bu işin yasağı olmaz kardeşim hadi yasakladın, bu yasağın sadece iki kanun metninden öteye gitmeyeceğini
bilemeyecek bir TC vatandaşı yoktur herhalde?
Parası olanların parasıyla,olmayanların merdiven altında bu işi yapacağı-yaptıracağı herkezce malum
Bu yasak hiçbirşeyi iyileştirmediği gibi ,çoğu kadının hayatına mal olduğunda
bilmiyorum bunun hesabını kim verir?
Yasaklar bişeyleri körüklemekten başka bir işe yaramazken
Tarihte bunu bize defalarca acı acı göstermişken
Asıl niyetiniz ne?
Hala yasaklarla bi yere varılacağına olan inancınız mı?
Gündemi farklı yere taşıma arzunuz mu?
Yoksa şu yaşlanan nüfusu bi el atalımda gençleştirelim çabası mı?
nedir asıl dert?
Şu harcadığınız eforu sosyal destekleri iyileştirme konusuna harcasanız çocuk yapmak isteyipde maddi yetersizlikten çocuk sahibi olamayan vatandaşların önünü açsanız,eminim ki daha hızlı bir ivme kazanır
dırrnak içinde nüfus gençleştirme projeleriniz.

 
Meğer ülkücünün dibiymişiniz adamım
ay kağanın gözü parlasın 3 evlat doğursunmuş amacınız


tecavüze uğrarsada devlet baksınmış bak sen yermi bunu devlet yemez valla


29 Mayıs 2012 Salı

Geri Dönüşümde Dönüşmeye Çalışan Kaderler

Sizin özenle ayırdığınız ambalaj atıklarınız çoğu çocuğa defter kalem ekmek olarak geri dönüyor. Ambalaj atığı çöp değildir.
Yakınınızda Geri dönüşüm kumbarası yok ise, bir poşete koyup diğer çöplerden koruyarak atabilirsiniz
 İşte size o hayatlardan bir tanesi
Buraya Tık!

26 Mayıs 2012 Cumartesi

Dost Aranıyor!

Her daim bolca zamanı olan
Olmadığı vakitlerde
Beş dakikada olsa bi yüzünü görmek istedim diyebilen
Arada derede bi bahaneyle uğrayabilen
Seni senden çok düşündüğünü hissetiren
Evinin temizliğini eltisini görümcesini hayatında doğru konumlandırabilen
Bahane yerine Çözüm üretebilen
prezentabl:)
Kapısı 7/24 çalınabilen
kuru ekmeği kebap niyetine yiyebilen-yedirebilen
Her buluşmayı pembe köşk resepsiyonuna çevirmeyen
En yakınımsın deyip en uzağına itelemeyen
Yüzünü göstermek için yıldızların doğru konum almasını,
ayvaların çiçek açmasını beklemeyen
Dost aranıyor
Yaş farketmez tüm baayanlar başvurabilir

Maaş yok ssk yok
Sadece severim
Git demedikçe hayatında olurum
Düşünce üflerim yarasına
Mutluyken ortak olurum kahkahasına.
Yakışmayınca dur derim
yalan söylemem
Zamanım yok demem
ekmek alma bahanesiyle bile olsa onun mahallesindeki bakkala giderimde yinede basarım ziline


müracatlar şahsen yapılacaktır  







Eskiden derdim ki;
"İnsanın başına gelebilecek en kötü şey,
Bir gün 'yapayalnız...' kalmasıdır!"

Öğrendim ki;
... "Hayatta insanın başına gelebilecek en kötü şey:
'Yapayalnız' hissetmesine neden olan insanlarla yaşamasıdır!"

*Johann Wolfgang von Goethe

18 Mayıs 2012 Cuma

Olmuyorsa Zorlamıycaksın



Modanın son nimeti bu platform topuklular hoş ve rahat koş desen koşarım o kadar. İçerideki kavis dışardakinin aksine minimum seviyede önceki sivri burun topukluları düşününce bana spor ayakkabı kadar olmasada çok rahat geliyor(tabi ortanca boydaki pontlar)
amaaaaaa sen bununla bile yürümekte zorlanıyorsan napıcaksın giymi ye cek sin
sözüm
dün çarşının ortasında bu ayakkabıyla yürümeye çalışırken ızdırabı ve çaresizliği yüzünden okunan kızcağıza
rahat etmeyi bırak adımını atamıyordu attığındaki surat ifadesi içimi burktu çamaşırına arı girmiş gibi huzursuz ,belden aşağısını sürüyerek gidiyordu...
Komik tarafıda niye böyle yürüdüğünü anlamaya çalışan erkekler, ne bilsinler insanın kendine böyle bir işkenceyi reva gördüğünü

4 Mayıs 2012 Cuma

Süt İçtim Dilim Yandı Amanın Ammaaan

Gerçekten süt alamayan aileler vardır diye iyimser iyimser yaklaşıp bu işe destek vermek istesede bir yanım.
Bal gibi biliyorum bu devlet ne vakit kafamızı okşamak istese, ihtiyar amcalar gibi önce iki tane kafamıza çakıyor sonra ay ne datlusunn diye okşuyor ...Okşama!Çakma!Mesafeyi koruyalım

Sabah kahvaltıda haberler arası zaplıyorum Ankara Haymanada süt dağıtım töreni başlamak üzere diyorlar(yuh diyorum budamı törenle lan )
Ne tören sever milletmişiz sırf bu yüzden vatandaşlıkdan çıkasım gelir benim. 
İki bıyıklı amca bi kaç yüz felci olmuş gibi ısrarlı gülümsemeleriyle öğretmenler ve tek omuz sırasında prototip küçük insancıklar(30 yılda bi gıdım ilerlemeyen karelerden)
O bıyıklıları biz seçmişizdir sonra sonra iş değişir öyle değişir ki demokrasi ders kitaplarının arasında kalır hooop padişahlık sistemi yeniden başlar.Zorla Gülmek ne demek Takla bile atarız önlerinde...
O iki bıyıklı.bir gün bir sanatçıya (bi gösteride seyirci olan kızının canını sıktılar diye) Siz Kimsiniz Allahaşkına diyebilir tiyatroları özelleştirebilir
Sen kimsin diyemeyiz susarız                                                   
ne ara koyunlaştırıyor bu ülke bizi ?
çin ordusu gibi sıraya dizerken Mi?
Sek sek sekerken Mi
Bade içerken Mi
İnci dizerken Mi

 Sütünüzüde alın gidin please...


23 Nisan 2012 Pazartesi

Kumral Ada Mavi Tuna

aşkın her halinin anlatıldığı güzel bir kitap.İki ayrı zamanda ilerleyen kitapta benim en sevdiğim bölümler çocukluk yıllarının anlatıldığı bölümler oldu.Bugünde yaşanan bir iç savaş ve Tuna'nın gelgit leri azcık sıktı beni.Ama çocukluk yıllarının anlatıldığı bölümler su gibi aktı.Burnumda mabel sakızlarının kokusu,kafamda bir kuzguncuk sokağı,saçlarımı kumral yapma isteği ve daha bir sürü şey...ada,aras,tuna bu isimleri duyduğumda hep o imkansız aşkı hatırlayacağım
Onu ilk gördüğümde yaşantımda çok önemli bir yer tutacağını ben anlamıştım, ama henüz o, bunu bilmiyordu. Anlamasın diye elindeki taşa sakladım gözlerimi. Bunu hissetmiş olmalı ki, o taşı bana armağan etti ve aslında gözlerimi bana geri verdi.
Ada’yla tanıştığımda ben beş yaşındaydım, o benden iki yaş büyüktü ve çok kumraldı. Ada hep öyle kaldı.

''aşkın binbir çeşidi  vardır,hepside acıtır''

6 Nisan 2012 Cuma

Haksız rekabet...

GÜZEL TESPİT




GÜZEL İTİRAF
Düğün videomuzu tersten oynattıkça sevinçten uçuyorum. yüzükler çıkıyor karım salondan çıkıp arabaya binip gözden kayboluyor.süper!


GÜZEL KARİKATÜR


söze ne hacet :)maillerin arasında güldürdü beni umarım sizide güldürür GÜZEL hafta sonları

27 Mart 2012 Salı

Kindar........



Keşke diyorum bazen
keşke şu kurabiye tariflerinde unun ölçüsüde net söylense ya
aldığı kadar ne demek ya başta sıraladığın malzemeleri birebir bende koyucam 1yumurta demişin koymuşum 1bardak yağ demişin eyvallah,her tavuğun standart yumurtladığı canım ülkemde şimdi bu hamurun aldığı unun ölçüsü niye standart olmuyor ki
(elmalı kurabiye savaşından yorgun çıkmış savaşcı nidası:)

yada at hepsini bir kenara yumurta demişken geldi aklıma
bu erkeklerin hepsi giydirilmiş üstüne kaş göz çizilmiş yumurtalara benziyorlar hepsinin dışı farklı farklı ama içerdeki beyin kapasitesi aynı o yüzden alırken bakılmalı dışı en cancanlısı alınmalı nasıl olsa diğer kısım standart
(mini etekli kıza trafiği unutup arabadan süzenlere yanındaki kocasıda 4 kere dönüp bakarak eşlik eden bi kadının nidası)

Az cool olun be kro geldiniz kro gitmeyin ezikler oxfordda okusanız  da inşaatta amelede olsanız iki çorapsız bacak sizi eşitleyiveriyor

28 Şubat 2012 Salı

Kış Hadi Sana Kış Kışşşş...


Sırf bi post olsun güvelenmesin blog diye çızıktırıyım bir iki şey dedim.
Uzunca zaman olmuş kış uykusuna yattım sanılmasın :)
İnsanı sersem eden bir lodos,cilveli bir güneş,evlerin ,binaların oluklarından eriyip akan son kar kalıntıları arasında en sevdiğim şey kocakarı takvimleri oluyor bu mevsim,bi cemredir dolanıyor dilime düştü mü?düşmedi mi,?nereye,?ay şimdi nolacak? vay efendim sonra , falan filan düşse nolacaksa!
 işte bahar ya yazın habercisi
   Ha "yaz gelecek de nolacak" diyen de olabilir ama yok öyle olmasın o zaman atalım kendimizi balkondan aşağıya olur mu ?olmaaaz

Doğa kıpırdanmaya başladı bile buda demekki kıpırdanmak totoları yer çekimine inat kaldırmak lazım.
Misal ben saçlarımı kestirdim dün,evlerimi temizlemek istiyorum,şöyle dip köşe bucak,piknik sepetimizi elden geçirmek istiyorum içine yeni renkli tabaklar eklemek lazım belki daha erken ama olsun,çiçeklerimin toprakları değişmeli,yeni çiçekler alınabilir ,baharlık ciciler almalı en tirilinden bluzlar, hırkalar,yeni yürüyüş ayakkabıları,hadi almadın en azından önceki sene makinede yıkanmaktan tabanı çıkan converse çakmalarını bi kunduracıyla buluşturmalı:)
kışın başlarında Kuşlara ekmek atarak başlanan süreci küçük bir kümes sahibi olarak tamamladığım şu günlerde o kümesbalkon cif ,domettot gibi bilumum ünilever ürünleri marifetiyle elden geçmeli:)
Daha neler neler liste uzaaar gider..

Bu günlerde
Kablolu tv yi protesto edip üyeliğimizi iptal ettik.(Batarlar artık,ama öle deme sen ben derken herkez protesto etcek olsa battı gittiler işte. anasının zeki oğulları 2tane işe yarar kanaldan birinin yayınını kesmiş bide zam yapmış neymiş efendim o kanalla anlaşmaları bitmiş i miş yavşak benle anlaşman nolacak demezler mi?hadi yayını kestin zam yapılır mı demezler mi? dedik işte:)

Neyse her son yeni bi başlangıca gebeymiş ya, bir anten sahibi bide nurtopu gibi yükselticimiz oldu:)fena olmadı yükseltici ne diyen olur belki bende unutmuşum nerdeyse:)bizim kümesde balkonda bi o eksikti oda yerini aldı.Geçen bolkonda anteni çeviriken düzeldimiiii diye seslenen kocamı duyunca, dizilerdeki gibi flashbackmidir nedir o oldu biynimin dehlizlerinde:)fışşşt diye 80lere uçtum damda birisi bağırır balkonda camın perdesini aralamışım bağırıyom az daha az daha hah yok yok yine bozulduuuu:)
ne biliyim salçalı ekmek yiyen bebeler koşuşturdu etrafımda,komşuya kömür gelmiş toplaşıp mahallecek çekmesine yardım edecekmişiz gibi falan geldi bi anda:))

Bugünlerde mailime düşen bir iki komik yazı ve özellikle erdil yaşaroğlu klasiği tavuk karikatürleri acayip güldürüyor beni ellerinize dillerinize kalemlerinize sağlık






1 Şubat 2012 Çarşamba

Biz Niye Kış Uykusuna Yatmıyoruz ki:)

2,5 kişi bi yatkda zor muş
hele o buçukuncu şahsın totosunda fıkırdayan 1533 kurtcuk varsa
Her an karına göze bi çifte yeme korkusuyla ne kadar uyunur uyunsada nasıl yeter ki?
Hele o kişi doğuştan uykusuz biriyse
-14 derece sabahlara nasıl uyansın gariban

Baba kişisi
 -Kaaaalk hadiiiii kaalllk saat 7:30 kalk
dürtük dürtük yorgan çekiştirme
Anne kişisi Dış ses
  -Tamamm şimdi 5dakkaya kalkcam walla
Anne İç Ses
-sen öle san ne kalkcam sıcak yatağımdan
Buçuk vatandaş
_kalkcak baba kalkcak annem
-Anneeee ben acıktımmm
Baba kişisi
-Kalkmaz oğlum bu annen varya, bozuk bu,hep böle der kalkmaz
Buçuk vatandaş
-yok Bozuk diyil baba çalışıyooo

Gece herkezden sonra yatan ben  herkezden evvel kalkan yine ben
bekarken de annemin repliği vardı her sabah bıkmadan tekrarlayabildiği
-Kız Kısmının üstüne güneş doğmamalı y mış

Yasak elmadan beri her tatlı şey bize yasak olmuş mu nedir biledim ki ben şimcik

7 Ocak 2012 Cumartesi

Ne Alsam Neyi Almasam

Bazı bloglarda bir sürü ürün tantımı yapılıyor
baştan söyleyeyim benim sponsorum falan yok tamamen salt tüketici tavsiyeleri
kimisine verdiğim paralara acıdığımdan ,kimisini de raflar arasında benim gibi boşş boş bakarken kimsenin zamanı ölmesin diye yazıyorum
Ha burda benim beğendiklerimi herkez beğenecek beğenmediklerimi beğenen birileri çıkmayacak anlamına gelmez
kimseyi bağlamaz yani:)

Benim yaşadığım şehrin ayazı,sudaki kireç oranının fazlalığı birde duygusal yakınlık kurduğum deterjanlar yüzünden sürekli kuru olan ellerime yıllardır ne denemedimki
çeşit çeşit cancanlı kremlerden sonra, olmadı deyip vazelininden saf zeytinyağına kadar herşeyi denedim bi ara niyetlendim ama yapmadım tuzsuz tereyağı bile denenecekler listesindeydi taki dermokille tanışıncaya kadar
6,50 ytl ye aldım fiyatıda makul kendisini denemeniz tavsiye olunur.Ellerim hiç olmadığı kadar yumuşak sabah sürdüğüm krem akşama kadar etkisini yitirmiyor.

Toz torbası değiştirmekten, bitaraftan toz çekerken diğer yandan üfleyen sistemler yüzünden birde üstüne artan Alerjim nedeniyle sulu sistem bir süpürge alıyım dedim ve şu hatayı yaptım
rowenta agua fresh

Beni hayattan soğuttu say say bitmez marifetleri!Birisine hayatı zindan etmek isterseniz misal eski sevgilinize düğün hediyesi olarak alın. Kesin 1 yıla kalmaz süpürgeyi değiştirmezlerse boşanırlar


Güzellik makyaj konulu sitelerde tek sörf nedenimdir şampuan seçimi.niyeyse yıllardır işte bu diyemedim neler kullanmadım ki ama en son aldığım elidorun son çıkardığı seri saçlarımı 1 günde yağlandırınca yuh dedim.Hep deniyor ki dimetichone dimethiconol yazan maddeler olmasın bunlar silikon, bi anlık iyileşme olur sonra saçlar söner ağırlaşır falan filan.yok valla raflardaki tüm şampuanları elden geçirmişliğim var bu maddelerin olmadığı tek şampuan en azından benim bulduğum dalin.Ama şu hepsinden bir tık daha iyi geldi en azından saçlarım yağlanmıyor kolay taranıyor ,yıkadıktan sonra kurumuyor dimethicone si şusu busu yok içerikde ama adamlar direk yazmış silikone diye bi madde var:)benim kullandığım zeytinyağı ve kına özlü olan normal saçlar için


benim oğlum çok süt sever cinsten değil arada meyveli süt içer genelde bu muzlu süt olur her marka en azından tanıdık bildik olanlarından alırım bu sürede gördüm ki raflarda özellikle minik büfe bakkallarda son kullanma tarihi geçmiş ürünlere pek dikkat edilmiyor.alırken muhakkak bakın hatta bakmaylada kalmayın tadın geçenlerde her ürününü kullandığım enkanın muzlu sütü bozuk çıktı hemde son kullanma tarihine daha 2 ay vardı bi bardağa döktüğümde içindetopaklanmalar ve kesik süt görüntüsü vardı

şimdilik bunlar benim için en önemlileri
bu tip eylemlerim sürecektir savulunnn bilinçli  tüketicinin kraliçesi geliyor:/