26 Temmuz 2012 Perşembe

Bir günde 83 Euro Kar Etmek

 Her zaman alışveriş için bakındığım pasajımsı,outletimsi bi yerdeyim.
Türkiyede üretilen yabancı markaların ihraç fazlalarının yada defolularının olduğu bir dükkan var sürekli uğradığım.Kenar askılarda normal,orta sepet defolu ürünler satılır.
Bu orta sepetteki ürünler 3,5 tl dir ve iadesi yoktur:)
Etrafındaki kadınlar harıl harıl karıştırırlar buldukları tişörtleri şöyle bi havaya kaldırıp sağ omuz sol omuz çekiştirirler olmadıysa fırtlatıverir,beğendiyse omuzlarına attırıverirler.Sonra tam gaz aramaya devam.İki elin yetmediği mekanlar vardır, burası tamda orası...
-ha giymezsen toz bezi yap ayşe, 3-5 lira paramı
-yeride iyiymiş nurten azda yakası kapalı olaymış iyiymiş
derler genelde
öyle hakikaten
-bende dışarda giymesemde evde giyerim zaten iki güne bi yerine çamaşır suyu falan sıçrar diyor alıyorum.Teyzelerinde dediği gibi yerleri hakikaten iyi mallar bunlar:)

Daha önce iki tişört almıştım burdan birisi more&more diğeride Caroll diye bir markaydı birisine 10 lira diğerine 5 lira vermiştim.Ha gelipde netten bakmasam markalardan falanda haberi olan bi tip değilimdir ki bu iki markada kendi çaplarında ünlü markalarmış birisi alman diğeri fransız markasıydı sanırım.


Böyle günlerden bir gün;
  Gözüme bi tişört ilişiyor sağına soluna bakıyorum deliği falan yok, içimden olmadı toz bezi yaparım diyorum:)3,5 tl mi ödeyip alıp çıkıyorum.


Sonra netten tişörtün markası hangi ülkeye aitmiş diye bi bakınıyım diyorum o da ne !
benim tişört zadig&voltaire diye bi markaydı hangi ülkeninmiş bulamadım ancak bu sezonun ürünüymüş ve sitelerinde satıştaymış fiyatıda 85 euro :)
85 euro 3,5 tl -3,5tl 85 euro
çarpıyorum topluyorum :)Görüntüler geriye doğru akıyor nasılda karıştırmıştım tam karşıdaki teyze beğenmemişti belki fırlatmıştı,yumurtaya can veren rabbim kader kısmet bu olsa gerek diyorum.
    Allahım Allahım nasıl bi sevinç anlatılmaz,tam bir neye sevineceğine şaşma durumu,tişörtü nereye koyacağını bilememe,aman yıpranmasın diye nasıl yıkasam acep diye düşünme halleri,beş dakika önce milletin elini değdi yıkamadan dokunmayayım derken tekrar tekrar giyip çıkarma halleri:)

-bugün tam 80 küsür euro kar ettim demesi ayrı bir sevinç
-Tekstil sektörüne attığım kazığın büyüklüğü !ayrı bi sevinç
-herhangi bi defosu olmayanları 10 tl ye satıyorlar benim tişörtümdede yok üstüne üstlük 3,5liraraya almışım tam burda ettiğim 6,5 tl lik kar ayrı bi sevinç

Şimdi ne vakit aklıma gelse
ağzım kulaklarımda aris arparis önümüze gelene çarparis nidalarıyla seke seke yürüyorum

ha unutmadan olmadı tahta bezi yaparım ihtimalini düşünce (sümme haşa nimet çarpılırım valla)
85 euroluk toz bezim olmasıda ayrı bi sevinç :)

Allahım sen akıl fikir ver bu kuluna yarebbim
Ahanda tişörtüm giymelere kıyamadığım

24 Temmuz 2012 Salı

Upps Çok sert Hatta İvana Sert:)


Dört gündür bi post gireyim olmadı Ramazanınız mübarek ola diyeyim diyorum.Nerdeee daha sabah sabah pil bitmiş oluyor, akşama cesedimi poşetsiz sürüye sürüye götürüyorum atıyorum banyoya az ıslatıyorum dirilir gibi oluyor uzanıyorum saniyeler sonra sobanın üstüne dökülmüş su misali duman duman tüterek kuruyorum.Açlık hissinin susuzluğun yanında adı bile geçmiyor.İftar oluyor, su içmekten yemeklere yer kalmıyor miğdede, sonra varil kıvamına gelince devrile devrile sofrayı toplamaya çalışıyorum.Bulışık makinasının sepetine kaşık çatal yerleştirmek bi üçlük atmak kadar zorlaşıyor.Akşam saatleri olmasına rağmen ev gram serinlemiyor bıyıklarımız terliyor:)Halıların altında sanırsın bi ekmek fırını var durmadan harlıyorlar ateşi:(

  Suydu ,karpuzdu,sıvı tüketimine bağlı olarak tuvalet trafiği hayli yoğun oluyor.Çay sadece esintili akşamların tatlı gülüymüş meğer o sıcakta cehennem ateşi yutmuş gibi bi his bıraktığından pek de keyifli olmuyor fakat yinede içiyoruz dayanabildiğimiz kadar.Çok yorgun geçmiş bir günün ardından sahura da kalkacak olduğumuzdan yatalım da biraz dinlenelim bari diyoruz.Evin tüm camları açık ama o perde kımıldamaz mı kımıldamıyor.Dön sağa dön sola derken dönmekten yorgun düşen beden bunaltıcı sıcağında etkisiyle az kendinden geçtiği sırada telefonun alarmı başlıyor.
 Gündüz ceset modundan akşam saatlerinde varil moduna geçmiş gece ise hafiften pelte kıvamını almış bedenimi sürüye sürüye mutfağa giriyorum.Işığın düğmesine basar basmaz gözüne far sıkılmış tavşan gibi kalıyorum ,buz dolabının su ısıtıcısının yerlerini ezberleyince bi sahur yemeği hazırlamak sanılandan daha kolay oluyor.
 Yedik içtik yattık derken bir saat geçiyor tüm gece tuvalete taşınarak boşalttığım mesanem 1,5 lt su ile tekrar doluyor.Perdeler yine kımıldamıyor.Ve bu döngü dört gündür böyle devam ediyor.
 Allah herkezin ibadetlerini oruçlarını kabul eylesin
 Bu sıcaklar bide benin oğlanın çenesi öldürmezse ölmem artık.İnsan beş dakikada bir sıkılır-acıkır -çişi gelir  mi ya?

İftardan sonrada tutturuyor bi oyun oynayalım diye  bi nesi var oyununu oynadık nerden oynadıysak bozuk plak gibi her akşam
-söle bakalım anne nesi var
-nesi var oğlum
 -karpuz
-yok oğlum öyle değil sen tarif ediceksin ben tahmin edeceğim karpuz olduğunu
-tamam tamam sor anne bi daha
-nesi var oğlum
-böle yuvaağlağı var
-karpuz mu
-afferim sana anne:)

Hayırlı ramazanlar...

18 Temmuz 2012 Çarşamba

Ters Pabuçlar İstanbul'da (1)

Her yaz sıkıldık be cıp cıp deniz kum güneş,tatil dediğinde birazda ekşın olsun azıcık diyenler buyursun efendim:)
Napolyon demiş ya dünya bir ülke olsaydı başkenti İstanbul olur du diye
ne denir doğru söze.
Önünde defalarca saygı duruşuna dursam,alınıp bu günlere kadar varlığına güzellik katanların ruhlarına 1536 kere fatihada okusam yetmezdi.Ama her gördüğüm yeni yer karşısında otomatiğe bağlamış nineler gibi fısır fısır dua okudum.Bu yıl İstanbul'a afet falan değmez gayri ahanda alayınızı okudum bide üfledim:)

Fatih'den sonra bireysel anlamda ilk fetihti bizimki ve ihtiyacımız olan gemileri haliçten kaydırmak için yağlı kızak değildi tabiiki de:)bir akbil birde müze karttı.Hemen edindik.Fethimize Sultan Ahmet taraflarından Bismillah çekerek başladık:)Yokuşlar sertti  converse lerime rağmen  hiç acımadan patlattı parmaklarımı ,olmadı parmak arası terlik giydim parmaklarımın arasıda patladı,sultanahmet civarında unutulmuş bi çantayı polis ekiplerinin fünyeyle patlattığını duyunca yeter ki kafalar patlamasın dedik yorgunluğuna rağmen merak ettiğimiz her yerini gezdiiiik gezdik.

Hayatımda yediğim en güzel balığı Eminönü'nde balık ekmekçiler de yedim,Dolmabahçe sırtlarından aldık kokusunu sokak kedisi gibi ilk önce oğlum balik baba balik yiyelim dedi yedik efendim.Yiyenleri hemen şutladıkları,masalara peçete bile koymadıkları, ikide bir çocuğun burnuma burnuma ıslak mendil uzatıp silmesen çıkmaz apla kokusu dediği bu mekan 5 tl ye ziyafet çekilirmiş dedirtti
not:silsemde çıkmadı o koku banyo yapıncaya kadar::)



Sigara içmek yasak olsada hayattaki en güzel toplu taşıma aletinin vapurlar olduğunu keşfettim.Kışın nasıldır acep dedim nasip belki bi kış gelirim kimbilir dedim.Yazın bile üşüdüğüme göre kışın totoyu kaç dakikada dondurur bakarız artık





 Girilmese de yüzülmese de bi şehre  denizin ne kadar yakıştığını en çok İstanbul da gördüm.


Havada bize torpil yaptı esti tatlı tatlı bknz dolmabahçe sarayının önünde havamız mütahavvildi.Hevalar nasıl olursa olsun sizin havanız mütehavvil olsun canlarım







Arkası yarın bilemedin öbür gün:)