18 Aralık 2015 Cuma

Okuyorum Okuyorsun Okuyor


“If there’s a window, there’s also a way out of it.” | 21 Inspirational Quotes From Kittens: Blog okumak benim ben büyük zevkim.En son "Benim Balığım Yaşayacak"adlı kitabı okurken çektiğim eziyeti görünce anladım bunu.Kitap tam bitiyor gibi oluyor bakıyorum uzuyor da uzuyor,kocamdan şüpheleniyorum bu ayracı omu oynuyor filan diye yok:)Kitapta süründü bende helak oldum.Şimdilerde yeni sürgün arkadaşım bir kitap var düşünüyorum da bulamadım adını iyi mi:)Ayşe Kulin'in olabilir neyse.Hangi psikolojiyle alıyorsam insan o kadar D&R da dolaşır bakar sonra alır evde aylarca göz göze gelirsin rafta,sonra eline alırsın adını bile hatırlamazsın işte bendeki durumda bu.Kitapçı da bakınmayı seviyom galiba:)Ama bloglar öyle mi abla bu ay bitirdiklerim diye bir yazı yazmış.İçerik olarak şu süs püs bloglarında sonuna kadar okuyorum.Ürünlerin gramajına yazdıysa fiyatına kadar aklımda kalıyor.İşin absürd tarafı kızın o ay bitirdim dediği ürünleri toplasan benim 32 senedir kullandığım ürünlerden bile fazla bunu niye söylüyorum hani merakımda yok  Allah seni inandırsın gratis kartım bile yok o kadar yani:)Sadece onlar olsa iyi bir iki tane yeme içme blogu var onları da okuyorum.Abla kuzu kaburgasının içine patates püresinin mi yoksa ıspanak püresinin mi yakışacağının derdinde.Bana göre uçmuş uzaydan el sallıyor bir nevi.Ben onu da okuyorum malzemeleri tek tek inceliyorum falan neticede akşam eve gidip oğluma bugün nemenen günü olsun mu diye espiri yapıp menemen yapıcam yüzde doksan ihtimal.Ama olsundu ben seviyom blogları küçükken evlerimiz bahçeliydi kapılar açık sinek girmesin diye bir tül takılırdı yaz günleri.Bazen o tülden kafasını sokar bir arkadaşım oyuna çağırırdı yada bir teyze gelir annemle günlük sohbetini ederdi.Bloglarda o hissi veriyor.Evler bahçeli mevsim hep yaz kapılarda tül perde istediğimde kafamı sokuveriyorum sıkılıncaya kadar hoşbeş sonra evime dönüyorum...
Görsel:Pinterest









1 Ekim 2015 Perşembe

Eskiden çok Eskiden


Bir bayram günü,sadece komşunun bahçesi ile ortak olan duvarları kalmış bir evin kalıntıları arasında tabiri caizse eşindim eşindikçe eridim seksen yıl öncesine akıp gittim.İnstagramdan görenler hatırlar bir iki fotoğrafı paylaşmıştım.Eş durumundan aile büyükleri, hiç göremediğim hikayelerini başka ağızlardan dinlediğim insanlara ait bir ev.
Ben eski severim söylemiş miydim?eski evler tüm yaşanmışlıklarını fısıldar size,başınızı şöyle bir dayasanız kapılarına.Yaşanmışlık kokar duvarlarında aynı koku sahaflarda eski kitaplarda da vardır size de olur mu bilmem sayfalarını karıştırdıkça yakar genzinizi.
Evin penceresi,dolapları sökülüp bir kenara konmuş,Duvarda bir askı kalmış ve iki tava.
Ortalara saçılmış,çocuklara oyuncak olmuş mutfak eşyalarına baktım.Anlatılanlara göre ev sahibesi hanımın yemekleri pek meşhur,sahura odunlu ocaklarda börek pişirecek kadar da hamarat.
Anlatılanlardan kafamda kurduğum bir film varmış sanki evden kalanlara baktıkça yerine koydum eksik kalan resimleri.
Birde Dede var hikayemizde,genellikle asabi en azından bendeki izlenim o.







Öğle namazından gelip kapıdan
-Yağlıcana bir balcan(Patlıcan)pişir ikindiye kadar!
Deyip giden,ikindi namazından sonra,yirmi adamla eve yemeğe gelen,bu arada evin hanımına yemek yapacak erzağın var mı diye sormayan bir dede.İnadı dillere destan.
Rivayet o ki ilk çocuklarından sonra küsmüşler ama kimse anlamamış,aradan yıllar geçmiş ikinci çocuk olmamış köylü kurcalamaya başlamış mevzuyu sonra anlaşılmış ki küsler birbirlerine,aynı evi paylaşan iki yabancı olmuşlar.Kimler girdiyse araya,bunları bir şekilde ikna etmiş.İkinci çocuklarını kucaklarına almışlar.Sonrası ölünceye kadar devam etmiş bu küslük.Sebebini bilen yok.Aynı evde küs bir ömrü tüketmişler.Dede ölmüş,aradan yıllar geçmiş Nine'de ölmüş.Kalanlar onları hayatta iken bir araya getirememiş olmanın üzüntüsü ile belkide aynı mezara defnetmişler ve hikaye bitmiş.Şimdi sizde biliyorsunuz hikayeyi,resimleri yerleştirince buruk bir hikaye sizi bekliyor.

8 Eylül 2015 Salı

....



Öfkeliydim öfkeliyim hala ,dün burda küfür de ettim.Sonra gece yastığa başımı koyarken rahatsız oldum.Ne olursa olsun insanlar ne kadar rezilleşirse rezilleşsin küfrüm edebimi aşmamalı dedim.Üzgünüm çaresizliğim karşısında içim eziliyor.İçim çığlık çığlığa iken dilim taşlaşıyor Allahım sen yardım et.....

27 Ağustos 2015 Perşembe

Süs-Püs Bakım Şeysi :)






Güzellik denen şey sana,bana ona göre değişen birşey.Bakım,bakımlı olmak da öyle...80'leri 90'ları ve nihayetinde mileniumu görmüş bir kardeşiniz olarak diyebilirim ki her dönemin değişen akımı,modası artık ne dersen adına yeniden içlerini doldurmuştur bu tabirlerin. Kabarık permalı saçlar avize küpeler bugün kullandığımızda 80'lerdeki hisleri hissettirmiyor oluşu işte bu moda denen şeyin sonucu.O günün en tarzparçaları bugün komik bile gelebiliyor kimi zaman.

Bakım konusunda da illaki moda ve ilerleyen zamanın etkisi ile bir sürü şey değişmiş yenilenmiştir.Dün gibi briket duvarın üstünde bulduğum kayısı görünümlü şeyleri bi güzel yemem:)meğerse halamların çamsakızları imiş.Bir zamanlar istenmeyen tüyleri bunlarla alırlardı.Allahtan benimkiler daha kullanılmamış güneşte erimesini bekliyorlarmış.Düşününce şimdi istenmeyen tüyler için bile milyon tane seçenek sunuluyor. Bakımlı olmak için kullandığımız alet edevat değişse de değişmeyen şey sonuç aslında.Dün çamsakızı marifeti ile bugün zibilyon yöntem sayesinde sahib olunan şey aynı aslında,tüysüz bir vücut. Bakım denince benim aklıma ilk gelen temizliktir.Temiz insan bana göre bakım denen şeyin en önemli ve en büyük ayağını tamamlamıştır.Sonrası sağlıklı beslenme ile içten ve diğer kozmetik ürün marifeti ile dıştan hallolur gider.Geçenlerde trnd den bir paket geldi Bepanthol ürünlerini duymayanız yoktur sanırım gelen paket Bepanthol ün günlük nemlendiricileri ile doluydu.

Ürünün Özellikleri:


  • Pro vitamin B5 içerir
  •  Ürün koruyucu,parfüm renklendirici içermez.
  • Su bazlı olmasından dolayı kolay sürülür ve deriden hızlıca emilir.


Ürünün Vaatleri:


  • Cildin yenilenmesine yardımcı olur.
  • Cildin kurumasını engelleyerek nemlenmesine yardımcı olur
  • Cildin pul pul dökülmesine,çatlaklara ve kızarıklığın giderilmesine yardımcı olur.


Fiyat:


  • 100 gr : 24,90 TL
  • 30   gr :   9,90 TL

Ürünü tam anlamıyla fikir sahibi olacak kadar kullanamadım.Malum havalar çok sıcak ve nemli idi.Sürekli elimi yüzümü yıkama ihtiyacı hissettiğimden ve kış mevsimine oranla daha az kuruduğumdan tabiri caizse 90 derecelik rampa testine sokamadım ürünü.Gözlemlediğim kadarı ile bahsedecek olursam kokusuz oluşu ve kıvamı hoşuma gitti yapış yapış hissi bırakmayışı çok güzel.Nemlendirmesi hoş,serin bir tazelik kalıyor tende.30 yaşıma geldiğimde tanıdım bu su bazlı nemlendiricileri ve çok şey kaçırdığımı fark ettim.Yıllarca neler kullanmadım sonuç sürekli yağlanan ve gözenekleri açılan bir cilt.Şükürler olsun ki iki yıldır toparladım.Temizliğini ve özellikle su bazlı nemlendirici kremi atlamadığım bir rutin oluşturdum.Daha esnek ve sivilcesiz ve en önemlisi gözeneksiz bir cildim oldu.Darısı ihtiyacı olan herkesin başına...Sağlıklı temiz ve bakımlı günleriniz olsun. Parlayan saçlarınız ışıl ışıl bir teniniz olduktan sonra inanın; bir beyaz tişört ve cinle dünyanın en çekici kadını sizsiniz bana göre.




17 Ağustos 2015 Pazartesi

Ses 1-2 -Esiyo mu?

Esmiyo annemm bildiğin gibi değil :) Namib çölündeki bukalemun ile empati yapabiliyorum o kadar yani.Evdeki çamaşır-ütü trafiği İstanbul'un köprü trafiği kadar yoğun,ofisteki işlerde öyle:(
Masa başında çalışmak,tabiri caizse beyin ameleliği artık bünyeyi zorluyor.Ayaklarım ayakkabıdan fışkırırcasına şişiyor.Akşama kadar "duj"  burnumda tütüyor.
                    Yorgunum çok ama büsbüyük kocamannn ...
 Ramazan'a oğlumun sünnetini de sıkıştırınca oruç nasıl bitti pek anlamadım. En azından o çıktı aradan oda ayrı bir tantana imiş.Hastanede mi yapılsa evde mi yapılsa?Yemek mi verilir?Düğün mü yapılır?O salak sünnet kıyafeti giyilir mi? Giyilmezse ne olur?Sünnet annesi konsepti diye bir şey duymuştum şu İvana'ların programda :)bi tarafımla gülmüştüm -kız ne gülüyon deli:) al işte bir hafta düşündün ne giyilir diye.
                             -Anne sen sünnet olurken seni kim korudu?
sorusunu kaç kere cevapladım hatırlamıyorum.Acısına verdim tekrar tekrar cevapladım.
                              -Kızlar sünnet olmaz
                              -Niye olmaz?
                              -Nasıl çiş yaparlar?
                              -pipileride yok dimi
               tam bitti yatıyor sabah ilk fırsatta acılı bir anında tekrar
                              -Anne sen sünnet olurken seni kim korudu?
                              -Kızlar sünnet olmaz
                              -Niye olmaz?

Neyse ki geçti gitti.Bu arada süt dişlerinin ikisi çıktı.Ne çekmiştim onlar çıkacak diye pıt diye düştü gitti.Çocuğun orjinal parçaları bir bir gidiyor bu ara bknz sünnet :)
Az kaldı ama tatil planlarımı yaptım.Bu tombik ayaklarımı egenin sularına uzattığım fotoğrafları koymam yakındır.
Geçen bir video izledim niyeyse videodaki teyzenin Konyalı olabileceği bir kaç kişinin ortak fikriydi hakikatten öyleymiş:)Biz kırk kişiyiz birbirimizi biliriz hesabı gülmek için izleyin emi.
sımayli sımayli gülücük gülücük benden size

16 Haziran 2015 Salı

Dün Gece Mutfakta Yaşananlar:)


Kadınlar duyduğuna erkekler gördüğüne inanır diyor bi tweette o yüzdenmiş ki Kadınlar makyaj yapar erkeklerde yalan söylermiş.
Katılır mısınız?Yok katılmıyorum gördüğüme inanırım ben.Trnd den geçen gün Fairy paketleri geldi.Yeni,kullanmadığım bir ürün olsa dener, iyi yada kötü yazar geçerdim.Ama bu arkadaş Türkiye'ye geldiğinden beri benim mutfağımın en büyük yardımcısı.2010 yılıydı sanırım ilk kullanmaya başlamam.O güne kadar neler denemedim kapsülü sıvı deterjanı,yoğun programı ekonomik programı.Olmadı olmadı..Hah tamam iyi yıkamış bu sefer dediğimde bile bardakların dibinde tortular buldum.Tuttum birde elimde yıkadım.Sudan geçirme işini biraz daha abarttım neredeyse yıkayarak koymaya başladım falan filan taki Fairy ile tanışana kadar.Şimdi çekirdek-kabuk tarzı büyük parçaları alıp sudan geçirmeden hoop makinaya koyuyorum.En az iki gün sürer dolması makinenin,bu arada kurur hepten zorlu hale gelir lekeler Fairy ile ekonomik programda evet doğru duydunuz ekonomik yani en soğuk programda yıkarım.Sonuç mu bakalım

İşte dün geceden fotolar

          Çikolatalı kurabiye tabakları,kasede mercimek çorbası kalıntısı.iki günde betonlaşmış artık
                              Sürahide ayran vardı tam yağlı süzme yoğurt kalıntısı:)


                                   Makinenin içi rezalet kusura bakmayın
Makinenizde bulaşıklarınızı ön yıkamasız,tam dolu ve ekonomik programda yıkadığınızda enerji tasarrufunu işte o zaman sağlamış olursunuz!
          Bu arada makineye aylardır parlatıcı da koymuyorum Fairy ile ihtiyaç duymuyorsunuz.
                                  Sonuç:))


                                     mercimek betonu kaseden uçup gitmiş:)

                                                      makinamın içi misss
                                     
         Enerji ve zaman tasarrufu benim için çok ama çok önemli teşekkürler Fairy teşekkürler trnd


4 Haziran 2015 Perşembe

Balkonda Aşk




      Dostunun bahçesindeki ayrık otlarını temizlerken çıkıverir karşına büyük ihtimal ile daha önce boşaltılan bir saksının toprağında kalmış bir iki yumru tutunur toprağa,
domateslerin altında soluklanır suyunu paylaşır.Kökünden bir tutam toprakla evime geldiğinde minicik üç çiçekciktir.Hergün biraz daha büyür serpilir.Akşam kapatır çiçeklerini uyur, sabah uyanır kelebek olur sanki.


                Yetmiş küsür yaşında dünyanın en ton ton anneannesinin balkonunda görürsün aşık olursun.Sonra bi bakarsın yavrularından sana bir saksı yapmış.Yemez içmez evde kullanmadığın güveci boyar içine dikersin sonra hergün işten gelir, acep ne kadar büyümüş diye baka kalırsın.Balkonda,aşkın en karşılıklı halin böyle yaşarsın


27 Nisan 2015 Pazartesi

Bir Pazar Bit Pazarında





Ne satılır bit pazarında?Romantik bir cevap vermem gerekirse "Yaşanmışlık"derim.
Benim için o eski kokunun anlamı çok büyük.Eskiden Kocam'la daha sık giderdik,kime anlatsam;
 -Ne işiniz var Allah aşkına,diyen çoktur.
          Ortak şeylerden zevk aldığın bir insanla evli olmak 8 kere Milli Piyango kazanmak gibi birşey benim için:)Yıllardır gitmiyorduk bu sefer daha da küçülmüş bakırlar alüminyumlar yerini plastiğe kaptırmış,sanki çalıntı mallarda çoğalmış gibi geldi.Az kullanılmış ayakkabılar kapı önlerinden,az giyilmiş elbiseler balkonlardan kurumadan,bisiklet arka tekerleri artık nerede kilitli ise oradan aşırılmış gibi duruyordu günahları boyunlarına:) 

Bendeniz albümü çarptı burada gözüme birde hatırlar mısınız Beyaz'ın Nihavent Mucize diye bir filmi vardı meğer kaseti de varmış.

 En orjinal parçalar bu tezgahtaydı.


 Daktiloların yan tarafındaki bakır kap Osmanlı zamanı hamama giderken eşyalarını koydukları bir kapmış üstünde Osmanlıca bir mühür de vardı (satıcının yalancısıyım)
 Mesleğinde getirdiği merakla 1930 lardan kalma bir hesap makinesi en tuttuğumuz parça oldu gözlerimiz eski daktilo aradı ama o kadar eskisi yoktu.
Umarım bir gün İstanbul'da bir Bit Pazarına uğrama şansımız olur.Eminim çok ama çok orjinal şeyler vardır.

24 Nisan 2015 Cuma

Debriyaj ile İmtihan


By bus by Olga Demidova, via Behance:    Hiçbir zaman merak etmedim en ufak bir istek yada heyecan olmadı o konuda... Neden mi bahsediyorum? tabiki si de:) araba kullanmaktan.Ama gel gör ki anne oldum.Bir zamanlar sadece zevk verebileceğini düşündüğüm şey gün geçtikçe koca bir ihtiyaca dönüştü.Altı yıl önce kocamın zoru ile aldığım ehliyet benim için cüzdanımda yerini unuttuğum bir market kartından öteye gitmedi.Toplu taşıma seviyor(d)um lakin çocukla değil.Çocukla otursan teyzeler o çocuğu kaldırıncaya kadar rahat etmiyorlar.(yaşlılardan bahsetmiyorum onlar başımın üstünde)Geçenlerde kendim kalktım birisine yer verdim sırf oğluma bulaşmasın diye bi ara döndü kucağına alıver dedi sağolsunlar çok da yardımseverler 20 küsür kilo çocuk yarım saat kucakta taşınmıyor annem, taşınırsa da uzun bir müddet hissizlik oluyor.İyi kötü ani bir frende ben bi yerden tutunuyorum düşsem de ona göre korurum kendimi ama çocukların boy hizasında tutunabilecekleri pek bir şey olmuyor.Birisinin elinden fırlayan bir çanta onun kafasına gözüne gelebiliyor falan filan olmuyor olmuyor.Ne yazıkki teyzelerin gün çıkış saatleri iş çıkışları ile çakıştığı sürece buda böyle gidecek.Allah'tan ayda bir yada ikiyi geçmiyor toplu taşıma serüvenlerimiz.Neyse lafın kısası kendime bir dül dül aldım birde hoca tuttum 4 saat şehir içi trafikte hoca eşliğinde araç kullandım.Manuel vitesli olsun da sonra otomatiğe geçerim dedim de demez olsa- mıy-dım bilemiyorum hala.. Annem o debriyaj denen şey nasıl bişeymiş ne uğraştırdı ne uğraştırdı töğbe Yarabbim bildiğin, Amerika'yı yeniden keşfettim.Ben bir kağıda düz bir çizgi çizemem simetri falan yok bende az buçuk diskleksim de var.Hani milletin en salağının iki dakikada çözeceği şey benim 2 günümü alırdı "dı" dediğime bakmayın hala öyle ya neyse.Acaba bazen salak mıyım hakikaten diye düşünsem de yok bir beynim var,bazen ağrıdığını ısındığını bile hissediyorum o kadar yani:)Ama bilmiyorum konu öğrenmek olunca benim harcadığım çaba her insandan farklı oluyor.3-4 kere bu arada yalnız trafiğe çıktım Aynayı çamurluğu otoparktan çıkmadan kırmamı,kırmızı ışıklarda itina ile stop etmemi saymazsan fena gitmiyorum:)Arabayı hala yönettiğim hissine vakıf olamasam da kurallara uyuyorum yavaş gidiyorum ve güzel duruyorum:)Ve burdan geçenlerde yağmurlu bir trafikte uzuncaaaa bir süre beklenen o kırmızı ışıkta iki kere arabayı stop ettirdiğim halde bi kerecik korna yapmayan arkamdaki şöför bey, cenette gireseniz bilinki benim o gün ettiğim duanın etkisi büyük olacak mübarek insan selam olsun sana.Ve sen kırmızı ışıkta öndeki araçla mesafeyi korumak adına bıraktığım o boşluğa ikidir dalan servis araçları sizin yatacak yeriniz yok.Milletin çoluğunu çocuğunu taşıyorsunuz artistlik yapacak adam mısınız siz.Ekşi sözlükte bakındım günlerce birisi bahsetmiş heyecanını alsın diye sakız çiğniyormuş trafikte bir gün tükürüğü kaçmış boğazına trafikten değilse de nefessizlikten gidecektim demiş:)Bi gün bende aldım ağzıma cakkıdı cakkıdı çiğneyerek gittim ertesi gün dişimdeki kaplama lönk diye düştü:)Sakızı da böylece bıraktım.Halbuki hayalimdeki halim tamda şuydu pihuuu

















geçen gün şehrin en işlek yerinde kocam 8536.bahanemi yemediğinden direksiyonu bırakıp indi arabadan hadi bakalım eve gidin dedi.Arkadaki oğlumuzu da tembihledi tak kemerini diye Bismillah dedim yürüdüm,karşıdan geçen iki gençten birisi koluyla aşağıya doğru bi haraket yaptı o an anladım ki el frenini indir diyor:)Kalbimin gümbürtüsü kaç desibelse o ara böğüren arabayı duymamışım bile.Sağolasın genç.Sana bir teşekkür kornası çakamadım sa bil ki kaba bir kadın olduğumdan değil acemiliğimden aklıma bile gelmedi o an....
Geçen bu olayı arkadaşıma anlattım o daha rezilini anlattı akşam vakti bir avm nin otoparkından çıkmışlar yanında arkadaşı ile karşıdan adamın birisi elinin parmaklarını açıp kapatıyormuş bunlara.Yanındaki arkadaşı  -aaa edepsiz herif sizi sıkıştırırım diyor bize demiş.
Meğer farları yakmadan çıkmışlar adam farları yakın demeye çalışıyormuş:))))))
Normalde bir Survıvor Hasan kadar sakin empatik sempatik bir tipim ama ne zaman trafiğe çıksam bildiğin Turabiye dönüşüyorum heyecan panik kontrolüm sıfıra iniyor biliyorum zaman alacak ama pes etmek yok

(Olga Demidova pinterest görsel alıntıdır )

12 Mart 2015 Perşembe

Pinterest'lı bacılar toplanın hele diyceğim var vol1

Hikmetinden sual olunmaz güzel Rabbim hepimize akıl feraset versin ne diyeyim.Yumurtaya can veren Yaradan bazı adem kızlarına galiba 24 saatten fazlasını vermiş olacak ki o apla da gitmiş efendime söliyim watsonslardan gratislerden bulduğu boyalarlan,kremlerlen,sölüsyonlarlan kendi suratına maske yapmış.Emeğe saygı duyan bir şahsiyet olaraktan buna makyaj diyemiycem dersem mazallah MAC lerin şeytanları çarpar beni:)
bakınız örnekteki gibi;

     Kız annem hiç mi işiniz gücünüz yok sizin hadi çoluk-çocuk, ev-iş yok dedik,a güzelim okulunda mı yok senin?Nerede bu zamanın bolluğu.Bak Allah seni inandırsın gece yattığımda 12'ye geliyordu saat, sabah 5:45 de uyandım oğlanın beslenmesiydi-kahvaltısıydı okula gönder faslından sonra kahvaltı yap,öğleye yiyecek bi şeyler hazırla,işe gel şu saat oldu daha gitcem yemekdi,oğlanın ödeviydi filan uğraşıcam,çamaşır sepeti ağzıyla dolu,onları yıkasam ütü sepeti dolacak bu sefer,evin eksiği bitse ofisin eksiği bitmez akşam üşenmez sem ofise kağıt havlu ve cif almam lazım.Oğlanın kırıntısı bitmiş dün onada kırıntı almak gerek.Manavada uğramak lazım evde pişirecek bişey kalmamış ama bugün gidemem herhalde,en zoruda bişey yokken yemek yapmaya çalışmak hadi koca ne olsa yer de oğlan 3 metre öteden koklar sofrayı.Umarım mercimek kalmıştır zira buzlukta tavuk suyu vardı bi çorba yaptım mı yanına da salata geçen ofiste yaptırdığım fırın böreğinden az kalmış eve götürmüştüm onuda ısıtım mı hadi bugünü de savdık sayılır.Anlıyor musun beybisi anlamıyorsun tabiki:)Demem o ki bak buna yorduğun o güzel kafanla senin yapamayacağın şey yok.Enerjini dünya işlerine kanalize etsen şerefsizim dünyadaki açlığı filan çözersin valla, ha deyince bulunur bir kafa değil bu.Bak terspabuçlu aplam didiydi dirsin yabana atma lafımı hadi bak bu badanaya boyaya harcadığın paraları biriktir iki kuruş arttır ,yarın Joe dan tekmeyi yidinmi kollarının altındaki etlerin sarkdımı kimse şişşt jülie ne yiyon ne içiyon açmısın tokmusun sormaz bak aman diyim gençliğinde az çalış iki kuruşunu biriktir emi aplam hadi bakıyım benim canım,sevgiylen saygıylan kal ...



Görsel Pinterest