31 Ağustos 2018 Cuma

Sen Sakarlık De Ben Nazar




Dokuz günlük bayram tatilinin altı günü İstanbul da geçti,haliyle yeni kendime gelecektim cancanlı İstanbul dedikodusu yapacaktımki geçen
sabah en aptal olaylardan biri geldi başıma.Site kapısından benimle beraber çıkmayı bekleyen araç yolun boşalması ile bir anda hareketlendi  o an bende onun geçmesini bekliyordum kaldırıma geçmek için,bir anda ardına başka  bir aracı çekmek için bağladığı halat ortaya çıktı sanırım beklerken gergin değildi zaten benim ardımda kalıyordu fark etmedim,hızlanması ile halat gerildi ben arada kaldım bacağımın yanından vurarak ayaklarımı yerden kesti.Dirseğimin üstüne ben diyeyim bir kuğu gibi sen de kurbanlık dana gibi düştüm,elimde müzik dinlediğim telefonum vardı,plastik kılıfım düşmenin şiddetiyle ezilmiş kulaklığın telefon girişi eğilmiş ve şans eseri kolum sadece berelenmiş. Her şeyde bir şükredecek taraf bulan gariban yanım ikinci araç beni ezmedi diye seviniyor içten içe.
Olayı fark edince araçtan fırlayan şoför
-abla bir şeyin var mı diye geldi.
içimden
-ablalar götürsün seni öküz dedim
dışımdan
-yaptığınız iş mi ya bi koy git dedim,üstümü başımı çırparken.

 İki tane çocuk önümden yürüyordu onlarda çok korktu iyi misin diye koşarak geldiler.Birazda onları ürkütmemek için ağzımı bozmadım.Buda sakarlık tarihime pırıltılı harflerle yazdıracağım bir olay olarak geçti.Tatilde İstanbul'da vapurdu yokuştu ay düşmeyelim oğlum dikkat et diye diye altı gün geçirip insanın kendi sahasında böyle bir şey olması ayrıca enteresan oldu.Yolda yürürken fırtınadan çarpan pencere camının kırılıp hemen arkama düşmüşlüğü de olunca top 10 da bir numarayı zorlamaz ama ilk beşe girer gibi.
Bunlar işte başkasına göre sakarlık bana göre hep nazar,elin gözü taşı deler der Anneciğim:)Anneler hiç boşa konuşur mu?Bende analık şeysimle -Gözü olanın dötü çıksın diyeyim bari

17 Ağustos 2018 Cuma

Mim by Applesodaa



Apllesoda yazmış yönetmiş aahah gülerek okudum soru ve cevapların hepsini.Kendimi de mimlet tim bende başlıyayım öhö öhö
 

1. Elinde hangi sihirli güç olsun isterdin? 

Bazen kafamdan geçenleri hiç uğraş vermeden gerçekleştirsem süper olurdu.İşten gelince dolapta zeytinyağlı fasulye bulmak gibi küçük şeylerde olabilir,bi yerde ihtiyacı olan insanların yardımına koşabilmekte.Enteresan ayşe kadın fasulye aşkımla super woman fantezim açık ara önde,bak bende şimdi öğrendim.


2. En çok şaşırdığın tarihi eser neydi?

Tarihi eser fetişi bir insana sorulacak zor soru,İstanbul'un her yeri derdim ama tek seçenek olacaksa Ayasofya olur sanırım.İsa Meryem konulu süslemelerin yanında İslamiyet motifleri,kokusu ve ihtişamı bana ilk gördüğümde motoru yaktırmıştı.

3. En sevmediğin insan tipi?


Hepimiz ölüyoruz..Bunu en sevdiğin olarak değiştirebilir miyiz moderatörüm eminim daha kısa sürer.Kendini bir şey sanan insanlardan nefret ederim.Bir şeyin altını yırtarcasına karalıyorum,ne sandığı önemli değil "bir şey" o kadar.Çünkü biz hiç bir şey değiliz.Bunun farkında olduğumuz sürece çabalarız,okuruz,ararız.Tamam oldum dediğin an kibrin cehaletle el ele verip seni durduğu yerden başlarsın.Gittiğin yer içinin karanlığı olur.Ölünceye kadar insan olma çabasını bırakmayacak insanlar sevilmeyi hak edecek nazarımda.Ama daha ona ayrılan sürenin ilk yarısında,belki makam mevkisi ile belki soyu sopu ile neye dayandırdığı da hiç mühim değil kendini diğer insanlardan üstün görüp bunu içten içe yaşayan veya alenen dışa vuranlardan nefret ediyorum.Belediye başkanı olsam bilboardlara "hepimiz ölücez ve o pamuğu sana da tıkayacaklar"yazmak isterdim.Bunun mesnevide sanırım başka bir anlatımı vardı.Boş başaklar kafalarını hep dik tutar diyordu sanırım yada buna benzer.Bu konu çok su götürür cinsten bende ölümüne eleştiririm insanları ama bunu kendi kimliğimi cilalamak için yapmam burada çok ince çizgiler var.Şeytan ayrıntıda gizlidir lafını severim."Kendi kimliğimi cilalamam" derken bile kibirim etraftamı diye bir yokladım.Yok valla olsa silerdim o cümleyi:)

4. Obsesiflik derecesinde takıntın var mı?

Garip seslere duyduğum şey takıntı sanırdım ama o bir hastalıkmış yeni öğrendim sayılır "Misophonia" ağız şapırdatmadan sivrisinek vızıltısına kadar uzayıp giden bir liste

5. Başkalarının kötü ama senin iyi saydığın, sana ait bir özellik söyle.

Kim ne der diye yaşama hallerini sözel olarak ve yaşayarak ölümüne reddetmemi ebeveynlerim hiç sevmedi.Evlendim eşimin ebeveynleri de sevmedi.Ama otuz beş sene sonra dönüp bakınca zorlansalar da kabul ettiler.Belki benim bir art niyetim olmadığını anladılar.İçimden gelen şeyleri yapıyorum,sadece sevdiğim insanlarla görüşüyorum.Kan bağı varmış diye bir insanı sevmek mecburiyetinde olmadığımı sevginin kimlik kartındaki soyadı ile kişiden kişiye geçmediğini herkes anladı sanırım.Anlamadılarsa da çok umurumda değil seviyorum bu huyumu.

6. En çok hangi özelliğin kıskanılır?

Bilmem kıskanmak mı yadırgamak mı özenmek mi bilemem ama yukarıdaki haller olabilir.

7. Kız arkadaşların seni sevgililerinden kıskanır mı? Ya da böyle bir şey sezdin mi?

Yok arkadaşların hepsi on küsür yıldır evli kocalarını kıskanmıyorlar ki beni onlardan kıskansınlar:))10seneden sonra halka arz ettiler gibi bişey


8. Yeniden doğdum dediğin an?

Büyürken belki,ilk aşk ilk hayal kırıklıkları,o zaman için kendime göre çok büyük acılardan "Yine ölmedim lan" diye çıktığım anlar.Şimdi Yıldız Ablanında dediği gibi  "VURSALAR ÖLEMEM"

9. Şu dünyada en çok sıkıldığın ortam?

veli toplantısı altın gününü her türlü döver.

10. En son okuduğun kitap?

Taze bitti Orhan Pamuk-Kafamda Bir Tuhaflık


kafamda bir tuhaflık ile ilgili görsel sonucu











11. Yanından ayırmadığın 5 şey?

Kredi kartı,sigara,el kremi,telefon.dudak balmı olsun dörtte bırakmışım

12. Son zamanlarda en çok dinlediğin müzik tarzı?

90lar yerli poptan sıkılınca,soft rock desen değil popumsu.adını da bilmediğim tür.Cem Adrian.Hande Mehan,Fikri Karayel,Can Güngör playlistimdeki isimler.

13. Asla bitmesini istemediğin ama final yapmış bir dizi?

Aşkı Memnu,Firdevs Yöreoğlundan daha çok öğreneceğim şey vardı.Saygıyla anıyorum.

14. Çocukluğunu hatırlatan bir koku?

Boya kokusu=Babam

aha en çok güldüğümü es geçiyordum az daha

15. Diyelim ki reenkarnasyon var ve sen bu dünyada ikinci hayatını yaşıyorsun. Sence ilk hayatında neydin?

Kamyon şöförü. :) demiş applesoda bende bende.Yani nasıl anlatayım bir arabesk tutkum varki anlatamam.Herkes entellektüel gelişimini tamamladıkça dinlediği müzikte evrilir tamam benimde evrildi çook geniş bir yelpazeden hakikaten zevk alarak besleniyorum ama diğer tarafta arabeske her geçen gün tabiri caizse tutuluyorum.Müslüm Gürses Ferdi Tayfur otuzumdan sonra keşfettiklerim,Şimdi bir kireç lekesi vardır hani diğer deterjanlarla ovarsın falan olmaz,o kireç çözücüyü sıkarsın foşş diye siler süpürür ya.Arabeskin ruhumda yaptığı tamda bu.Birde bence bu müziğin değerini yalnızca uzun yol şöförleri anlar diye bir duygum var.Bende kamyoncuydum başka açıklaması yok bu şarkı da tüm kader mahkumlarına ve uzun yol kaptanlarına gelsin:P

Kamuran Akkor-Bir Ateşe Attın Beni 
Ferdi Tayfur-İçim Yanar

14 Ağustos 2018 Salı

Mobilya Boyama DIY




İhtiyacınız olan biraz gözden düşmüş bir mobilya bir fırça biraz boya ha bolca zaman ama iş uzun sürdüğü için değil usul usul tadını çıkartarak yapmak için yoksa biraz aşağıda gördüğünüz iki adet sehpa kuruma sırasında beklediğim zamanı saymazsak yarım satte bitti.Boya cadence in multısurface boyalarından 10-12 liralık en küçük boyu kafi geldi.Vernik atmadım çünkü arkadaşım eskimiş görüntüyüde seviyordu zamanla eskisin istedik.Salon sehpasıydı,yatak odasına başucu sehpası oldular çokda güzel oldular yeşilin enerjisi
İlk hali buydu


iknci katta biraz kapanmamış yerleri vardı
üçüncü kat sonrası oda ışığında çekilmiş hali




10 Ağustos 2018 Cuma

Doları olanlar onlıne mı?

Çok bombastik bir ülke burası.Günü gününü tutmaz heyecan adrenalin ne ararsan var.Sadece dolar muhabbetini takip edeyim dedim, bilinçli bir şekilde haber izlemiyorum da neyse of üç günde yaşlandım yeminlen.Yok ne kadar ekonomi oku şu bu olsun muhabbeti getirip en sonunda zenginin malı züğürtün çenesini yorar lafı ile sonlandırıyorum ya.Hasta oluyorum kendime.Bir sürü konuda olduğu gibi bu mevzuda da içimdeki şükriye teyze alıveriyor mikrofonu eline:P
Ama bende haklıyım kız öyle deme bak Berat Albayrak yeni ekonomi paketini açıklayacak dediler öğlen açtım tv yi.Ne dese dolara nasıl etki edecek? Kaynıyor ortalık,ekşiye baktım gündemde en az on başlık dolar ile ilgili diğerleri hükümet ve ekonomi ile ilgili filan.Ne diyordum ha Berat Albayrak konuşuyor uçucaz kaçıcaz merkez bankası şu bu.Anam oturanlardan biri ferit şahenk
diğeri güler sabancı berat falan duyulmaz oldu kitlendim resmen aklımda deli sorular bunların çok doları vardır şimdi ne kadar çok acaba.
Gözlerim şahenkin keli gibi parlıyor şilink $ şilink$
Fesatlık genlerimizde var sanırım değilse uyarın.
Arada Berat'ın ikibin lira maaşın var beş bin liralık ayfon alıyon derken genizden hırlayarak konuştuğunu duyuyorum .Noluyor benim şükriye teyze beratın içine mi kaçtı oluyorum bi an.Ekşideki ergenler ekonomi profesörleri gibi eser gürlerken,ülkenin ekonomi maliye bakanının mahalledeki teyzeler gibi beşbin liraya ayfon dediği dakikalar kesişiyor o an dağılıyor sorular sonra bu koyunları görüyorum gülüyorum.Bol gülmeli bayramlar olsun...

2 Ağustos 2018 Perşembe

Bizimki Yürek Yorgunluğu

görsel:pinterest




Bazıları var,onlar dünyaya bir renk katmak,birinin hayatına dokunmak ,sahipsiz sevgisiz geçecek bir ömrü tatlandırmak için gelmişler.Bunları yaparken insan olmanın hayatın doğanın kıymetini biliyorlar.Bir dertleri var o insanların düşünüyorlar ben neyim,dünyaya niye geldim diyor her gün sorguluyorlar belki.Tüm derdi insan olmak tek çabası bu.Mevkisi milleti,dini ikinci planda bu insanların insan olma kısmına ömürlerinin büyük bir dilimini feda ediyorlar.Kim bunlar derseniz eminim etrafınızda vardır,umarım aynaya baktığınızda karşılaştığınız yüzün sahibidir.Ben çoğu zaman kolayca tanıyorum onları,gözüne bakıyorsun ve o ışığı görüyorsun,istersen diline dinine yabancı ol.O o kadar tanıdık o kadar gerçek ki geri kalan lafı-güzaf.
Emin olmak için biraz mesai harcamak gerekiyor kimi zaman,zira etraf oyuncu dolu.Neydi birinci kural "insanlar her zaman göründükleri gibi olmayabiliyor".Yazdın mı bunu aklının bir köşesine tamam oradan dümdüz ilerle,laf lafı açar.İnsanın ağzı yüreğinin kapısıdır derler dememiş te olabilirler ben uyduruyorum bazen böyle şeyler:)o ağzı ne kadar boyasa,tatlı laflar kondursa da dilinin ucuna.Bir süre sonra yüreğinde pislik varsa kokusu geliveriyor burnuna.Müneccim olmaya hacet yok azıcık kıvama geldiysen hemen tanıyorsun.Bu azıcık kıvamda ayrıca bir konu,eser miktar kazık yemiş,hayal kırıklığına uğramışsan bir o kadar o kazığın türevlerinin yenişini izlemiş isen üstüne bunlara kafa yormuşsan tamam tatlım sen olmuşun.

Birde diğer türler var.Enerji emici vampirler diye niteliyorum ben onları.Dünyaya yeme-içme-sıçma  amaçlı gelmiş tam niye geldikleri konusunda fikri olmayan bir canlı türü.Hayata bir şey katmamış,hayatta ona bir gram bişey katmamış.Tabiri caizse sığır gelmiş sığır gidecek denen tür.(Tüm sığırlardan özür diliyorum sütlerini helal etmeseler gün göremeyiz zira)

Küçücük bir çocukken yada biraz daha büyüdüğüm dönemlerde çok çeşitli insanlar var sanırdım.Sinirlisi,şakacısı,kıskancı,cimrisi,paronayağı falan filan...Yaş otuz beş oldu ve buradan şöyle bir bakınca insanlar aslında iki grup birincisi bahsettiğim hayata birşey katmak için gelenler ve diğeri hayatı tüketmeye gelenler bknz:ye-iç-sıç team.Diğer saydıklarım kıskançlık,sinirlilik falan karakter değil huy denen birşeymiş öyleki bu iki grupta da rastlanılabilecek bir  nevi alt tür.

Etrafında bir sürü insanın olduğu kahkahaları ile yeri göğü inleten bir insana uzaktan bakınca ergenlikte belki beni büyüleye biliyordu ama şimdi değil.Önce onun hangi gruptan olduğuna bakıyorum.Eğer ilk gruba dahil bir insansa okey ama ikincisi ise bknz:ye-iç -sıç team muhakkak olduğu topluluktan nemalanacağı bir şeylerin peşindedir.Ya tam durduğu yerde kendisini tatmin ederken bir kaç insanı ezikleyip diğer yancılara kahkaha malzemesi yapıyordur.Yada başka bir menfaati vardır.İnsan olamadığı bunun için bir gailesi olmadığı için önce soluduğu havayı sonra etrafındaki dümbüllerin vaktini boşa harcıyordur nasıl bir mecburiyetten olursa olsun bu ortamlarda buharlaşarak uzaklaşıyorum.Tam tersi de mümkün oluyor bazen daha kenarda silik belki etrafça iteklenmiş gibi duran insanlar gerçekten göründüğü çerçevedeki gibi mi?Yoksa görünen yalnızlık etraftaki çamurdan kendi kabuğundaki incileri koruyan birisinin bilinçli seçimi mi.Dediğim gibi dışarıdan albenisi olmayan bu kimseler eğer ki ilk gruba dahil insanlar ise onları ıskalamamak çok doğru olur.Böyle insanlar inanın ilk resimdeki kalabalıktan daha çok eğlendirir sizi,bişeyler öğrenirsiniz,Dünyanın en agresif insanı olabilir yada en titizi takıntıları belki kim bilir asosyaldir.Zaman harcamaya değer o kabuğun bir köşesinden incilerini görmek için yaklaşın. Dediğim gibi aslolan karakterdir.ve inanın insan olma çabasındaki her insanı keşfetmesi çok güzeldir.Burada bir özeleştiri yapıyım ben yapıyor muyum cıkks.İnsanları tanıdıkça insanları tanımaktan vazgeçtiğim yaşlarımdan yazıyorum bunları.Eskisi gibi korkmuyorum insanlardan belki ama sevmiyorum da artık.Sadece tanıyıncaya kadar yerli yersiz bir heyecanım oluyor sonra onu bulduğum yere nazikçe bırakıyorum.Çabalamıyorum size dediğim gibi ne incileri görmek için nede diğer gruptan çıkınca ağzının payını vermek için.Niye hımm şöyle özetleyeyim bir gün "Nasılsın nene hasta mısın diye seslenen torunlarına "Bizimki hastalık değilde yürek yorgunluğu"diyen bir teyze hatırlıyorum.İşte Öyle...

Yalnız Ölmiycem Dimi