29 Kasım 2017 Çarşamba

2017 Özeti



Her şey bir omuz ağrısı ile başladı,birde iki göğsünün arasında bir kitle.Çok ağrım var diyor derin derin of çekiyordu.

Geçen kış çok kar yağmıştı sabah namazından gelirken düştüğünü söylemişti,bir gün arabanın etrafındaki karı temizlerken terleyip üşüdüm demişti.Defalarca yapılan tahliller sonucu doku yırtılması dediler fizik tedavisi gördü.Ama ağrılar geçmedi her fırsatta,of diyordu.O kadar çok oflamaya başladı ki bir an depresyona girdiğini bile düşündük.Baktığında bir omuz ağrısını abartan 62 yaşında bir adamdan başka bir şey görünmüyordu.Tüm kan tahlilleri iyi çıkıyordu.o bölüm bu bölüme sevk ediyor hepsine derdini sil baştan anlatıyordu.Konuşmayı hiç sevmiyordu bir insan şeklinin üstüne ağrı olan yerlerini göstermek için işaretler koymuş.O insanın %80i  işaretliydi.İlaçlar ve fizik tedavinin ardından değişen bir şey olmayınca üniversite hastanesine götürdü eşim babasını.İlk hafta teşhis konuldu akciğer kanseriydi dördüncü evre dediler.Ağrıların başlamasından dört ay geçmişti.15 mayıs 2017 günü teşhisi telefonda duyduktan sonra günlerce bu illeti araştırdım. Neredeyse sabah akşam bu hastalık televizyonda anlatılsa da sıfırdan duyuyormuş gibiydik.Ölümüne inkar dedikleri bir evreydi o sanırım.Bir forumda 4.evre akciğer kanseri olan sağlık personelinin asla tedavi almadıkları yazıyordu.Sanırım o gün miladım oldu.Tüm inkar mekanizmam delik bir balon gibi söndü gitti.Ardından bir şey geldi tam yutkunduğum yerde durdu saçma sapan zamanlarda burnumun kemiğini sızlatıyordu.Ölüm benim için kitaplarda filmlerde televizyonda olan bir şeydi.Şimdi bu kadar yakınlarımızda dolanması farklı bir histi.Hemen hastaneye aldılar.Işın tedavisi başladı.Bu tedavi ile kemiklerini güçlendireceğiz diyorlardı.Zira kemiğe metastaz yapmıştı bu illet.Doktorun ses kaydını atmışlardı şöyle diyordu -şimdi kemik metastazı sonrası cam gibi düşünün kemikleri ani bir hareketinde kolu ve boynu kırılabilir.O ses günlerce beynimin içinde uğuldadı.
       Işın tedavisi bir ay kadar sürdü sonlarına doğru  iyice iştahsızlaştı,kusma,halsizlik ardından geldi.Yürüyerek girilen hastanede,ışın tedavisine giderken tekerlekli sandalyeye biniyordu artık.
         Birşey var adına ne desem bilinmezlik olsun,işte o çok boktan bir şey.İyi şeyler olmayacak ama ne kadar kötü olacağını tahayyül etmek,tam bir kabus.Bir iki ay düzenli her gün ağladım.Kolay ağlayan bir tip değilimdir aslında ama dedim ya burnumun kemiği sızlıyordu.İstemsizce ağlıyordum.Belki rahatlatır diye umut ediyordum belki.Stres sonucu boyun düzleşmesi olabiliyormuş,bende oldu.Bir gün kolum hissizleşti hastaneye gittiğimde böyle dedi doktor hanım.Bu illetin hızına yetişemediğimiz günler oldu.Sadece bir hafta sonu gitmediğimde farkı daha net görüyordum.Bir sürü dönemi vardı bu hastalık sürecinin, kabullenmeden sonraki dönemi anlatmak istemiyorum.Bir gün google dan akciğer kanserini araştıran birileri olmaması umuduyla ama olursa da bundan sonrasını kimse bilsin istemem.Çünkü o kısım başka forumlarda bolca anlatılmış,kemoterapili günler vb.Eğer bir arama sonucu bu yazıya ulaşan birisi varsa tek tavsiyem canınız ne istiyorsa onu yapın.Bir arkadaşım amcasını kaybetti yakın zamanda pankreas kanserinden.Sürekli tatlı isterdi ama izin vermezlerdi bilseydim bu kadar çabuk gideceğini,her gün tatlı yapar yedirirdim demişti.Keşke çok ağır bir yük.Gerek yok hayat kısa.Biz 31/08/2017 de bu hikayenin sonuna geldik.Arefe günüydü.Biz her bayram köye gider ilk önce köy mezarlığına uğrardık.Geçen bayramda öyle oldu O önden cenaze aracı ile biz ardından araba ile gittik.Oniki yıllık Babamı Kayınpederimi,annesinin kucağına yatırıp geldik.O kadar şey yaşandı geçti ama hala bir his, kapıdan geliverecekmiş evi arayınca o açacakmış gibi geliyor.Ölüm garip bir şey.Allah sevdiklerimize sağlıklı ömürler versin hiç ama hiç keşkeniz olmasın...