Yeşil Gözlü Doktor
Fazla düzdü,okadar düzdü ki bu olsa olsa ruh hassaslarının ayırt edebileceği; mütevazılığın performansa dönüştüğü yapaylık yahut sadeliğin yakalanması en güç hâliydi. Artık “neyse ne” dedim. Daha bir hafta gözümün önünde; kimine az, benim gibilerine yeterince uzun bir zaman. Bakarız. Bir insanı tanıdığını sanmadan önce güzel bir zaman dilimi vardır. İç sesin bahis oynadığı; “böyleyse böyledir”in “ya öyle değil de şöyleyse”yle kıyasıya el artırdığı, henüz kimsenin kazanmadığı yahut sıçıp batırmadığı o aralık. Herkes ilgimi çekmez. Hatta gözümün önündekini görmemekle ilgili kendime has bir yeteneğim bile vardır. Ama bir hâl, bir tavır, bazen de saf güzellik… Bakarım güzele ben. Bazen sadece benim baktıklarım güzelleşir; ama çoğu zaman aura denen o elektrik çeker beni. Ondaki de galiba kuantumun açıklayabileceği bir şeydi. Dedim ya, fazla sadeydi. Bir kere götü yere yakındı. Hitler’e özgü bir nazar kıstasım vardır: önce uzun boylular, sonra kum saati bel, kalkık popo, parlayan sağlıklı sa...