Çok dolu olupta hiç yazasım olmayan bu günlerde hepinizi sessizlikle selamlıyorum.Bu dilekçe yıllar önce mail gurubundan gelmiş bende saklamışım ne zaman okusam tebessüm ederim umarım sizde de aynı etkiyi yaratır.
Merhaba, Blogunuzu çok beğendim ve sizi takibe aldım. Sevgiler, Bende bloguma beklerim http://hayatimakyajla.blogspot.com/ İlk Hediye çekilişime beklerim :)
Earth Abides isimli diziyi izledim geçenlerde,söylemiş miydim artık kurgu kitaplara,film ve dizilere tahammülüm git gide azalıyor.Ortalıkta dolanan popüler yapımlarda dahil buna.Geçen ay bir ergen dizisi vardı ingiliz yapımı,beyime ayıp olmasın diye izledim yoksa ilk bölümde bitti benim için.Yeminlen iki tokat çakılarak çözülecek çok şey olduğuna inancım yaşım ilerledikçe artıyor.Sen de; huysuz bir ihtiyara dönüşüyorum,ben diyeyim;hayat bir ergene arkadaşını öldürebileceği ihtimalini düşündürecek kadar özgür bir yer olmamalı.Korkmalı anlıyor musun bir bedeli olmalı.Ben çocukken Tanrının olmama ihtimalini düşünürken burulan yerlerim,yahut bir ağacın gövdesine adımı kazımak isterken beni engelleyen o karanlık korku.Bunlar din-toplum-devlet ortak yapımı stopperler değil miydi?Gerekli miydi?Bence çokta gerekliydi. Kötülükten bazen inancımız gereği(neye inandığından bağımsız),kanunların yaptırım gücünün sertliği bazende yan komşu dedikodumuzu yapmasın diye uzak durmaz mıyız?Yoksa hepi...
"Bir adet huzur alabilir miyim"dedim kasadaki elemana.Boynuna astığı renkli kartı bana doğru uzatırken "Ekstra pappınes kart üyeliği ile huzurun yanında minik boy mutluluk almak istemez misiniz üstelik sadece bir kuruş fazla ödeyerek"diye sordu.Bir kuruşun alım gücü son günlerde oldukça düştü daha geçen komşunun kızı pazarda merhametin artık taneyle satıldığını anlatıyordu hemde kaç kuruşa.Eskiden böyle miydi diye ekliyordu dinleyenlerden birisi,herkeste bol bol olurduda ihtiyaç duyana dağıtırdı.Yaşı yetenler onaylamak için kafalarını sallıyordu,yaşı yetmeyenler durumlarına göre değerlendirme yapıyorlardı,zira inançta merhamet gibi artık çok az üretiliyor çok pahalıya satılıyordu. Son yıllarda sokaklarda rahatça dolaşabilmek için ya deli olmalıydınız yahut çok zengin.Toplum içinde gerçek bir insan olmayı deneyimlemek için bir saatte en az sekiz tane duygu harcamanız gerektiğini anlatıyordu ekonomistler. Bizim gibi dışa bağımlı ekonomilerde çoğu duyguyu üretmek ithal...
X'te meşhur bir gelenek vardır.herhangi bir görsel alıntılanır ve böyle bir his tarif et denir.Benim son günlerde kendini "yersiz" öven tiplere duyduğum his bknz. yandaki emoji! Kendini (d)övmeyi seven bir anadolu insanı olmam hasebiyle bir kaç kez bu hisle hislendiğim anlarda elimi belime koyarak "kız sen hasetleniyonmu yoksa" demişliğim var. Benim içses Son yıllarda ana akım medya dizileri gibi oldu bu durum uzuyorda uzuyor.O karakterle sevmedin mi birde böylesini dene diye karakterler değişiyor senaryo aynı.Şu evrenin bana anlatmaya çalıştığı birşey mi var kısmınada baktım,baktım dediğim kişisel çöplüğümü eşeledim orada da zihnimin çoğu yerinde olduğu gibi bok püsür dolu.Birkere ben övgüyü alamayan bir insandım,kendimle uğraşmaya başladığımdan beri en azından övgü alma konusunda direnmiyorum.Yemek güzel olmuş mu dendi afiyet olsun diyorum en azından.Önceleri bir başlıyordum "yav aslında yağı az olmuşta soğan tam karamelize olsaymışta" miş mişte mış...
Gülmekten öldüm :))
YanıtlaSilne güzel:)
SilAhahajsdldkshgafadsgshkdlajaagaajskldd gözlerimden yaş geldi gülmekten ay hala gülüyorum :))))))))))))))))))))))
YanıtlaSilyarasın sit:)
SilAy ne güzel bir dilekçe bu, vermişlerdir umarım diplomasını. Hemen çok sevdim amcayı :)
YanıtlaSilbende çok sevdim ne maruzatı varsa anlatmış sağolsun
YanıtlaSilMerhaba,
YanıtlaSilBlogunuzu çok beğendim ve sizi takibe aldım.
Sevgiler,
Bende bloguma beklerim http://hayatimakyajla.blogspot.com/
İlk Hediye çekilişime beklerim :)
hoşgeldin Ebru teşekkür ederim ...
SilDilekçeye bah :)))
YanıtlaSil:)
Sil